Çin Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çin Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Noodle'ların Kralı: Chao Mian-Kızarmış Noodle

0 yorum

Çin mutfağını börtü-böcek sananların yanıldıklarını anlamaya başlamışsınızdır eminim. Bu mutfak keşfedilesi lezzetlerle dolu. Her bir restoran deneyimimizden sonra en az bir harika tadı daha damağımıza katmış olarak kalkıyoruz sofralardan. Ben de pek çoğunu devam eden günlerde evde deneyerek aynı tadı yakalamaya çalışıyorum ki dönüşümüze de arada pişirip hasret giderebilelim.

Bu seferki lezzetleri tanıtmadan önce bu sıralar okuduğum Ejder Şahlanıyor adlı kitaptan çok etkilendiğim bir kısmı aktarmak istiyorum sizlere. Çin'i gerçekten en iyi tanıtan kitabın (Kastım Türkçe'ye çevrilmiş olanlardan) bu olduğunu güvenle söyleyebilirim. Bugüne kadar okuduğum Çin'le ilgili hiç bir kitap bana burasının gerçekte ne olduğunu anlatamamıştı.

Kitapta Çin'in tarihçesinden başlayarak, neden bir ekonomi devi haline geldiği, kültürel devrim, tek çocuk politikası hakkında edinebileceğiniz engin bilgilerle beraber, satır aralarından çıkararak; yemek kültürünün neden şimdiki durumunda olduğunu da öğrenebilirsiniz.

Çin'de neden hemen herşeyin yendiğini, bazı yiyeceklerin, yıllar öncesi çekilen açlıktan gelen alışkanlıklardan olduğunu çok iyi anladım. İnsanlar savaş sırası ve sonrası, devletin yüzde yüze varan tahıl vergileri nedeniyle o kadar aç kalmışlar ki, karınlarını doyurabilmek adına yemedikleri şey kalmamış. Üstelik kültür devrimi esnasında evlerde yemek pişirmek bile yasakmış. Gizlice yapanlar ağır cezalara maruz kalıyorlarmış, yemeklerini devletin belirlediği aşevlerinde yiyorlarmış, onu da bulabilirlerse tabii. O zamanlar çekilen acıları kitaptan yaptığım şu alıntıyla ifade edebileceğimi düşünüyorum:
.........Chu ailesinin ak saçlı, kamburu çıkmış büyükannesi o günleri tüm canlılığıyla hatırlıyordu."Kabak kökleri ve yaprak yemek zorundaydık. Ailemiz gizlice sebze yetiştirerek kurtuldu," dedi. "Çoğu yerde halkın yüzde 30'u öldü. Her aile birilerini kaybetti. Bir sürü kız öldü ve çok insan uzaklara kaçtı. Ortadan kayboldular ve uzun yıllar boyu geri dönmediler. Bu yol üzerinde, yiyecek bulunur umuduyla Fengyang'a ulaşmaya çabalarken ölen çok kişi gördüm. Yere düşüyorlardı ve kalkıp devam edecek halleri yoktu."..........

Çin'de günümüzde kullanılan "ni hao" yani merhaba kelimelerinin asıl anlamını anlatmıştı Çince öğretmenim. "Sen iyi misin-merhaba" demek diye bildiğimiz bu sözler, aslında "bugün bir şey yedin mi" anlamına geliyormuş. Burada ellerinden geldiğince sebzelerin-meyvelerin her kısımlarının, hayvanların her bir uzuvlarının yenmesi, ziyan etmeden doyabilme kaygısından ileri geliyor. Buna sonuna kadar saygı duyuyorum, elbette kendi seçimlerim ise kendi alışkanlıklarıma dayanarak sürmeye devam ediyor ;)

Buraya başka bir konuda not düşmek istiyorum hemen, Çin'de sebze deyince aklınıza gelebilecek sebzelerden hariç, inanılmaz çeşitlilikte otlar var. (Tijen, kulakların çınlasın.) Her markete gidişimde o reyondan geçerken içimi çekiyordum, keşke nasıl yapıldığını bilseydim diye; dün yardımcıma söyledim, bundan sonra haftada 1-2 sefer alıp pişirteceğim ve sizlerle paylaşacağım. Biliyorum oralarda bulamayacaksınız belki ama fena mı, pek çok da yeni bilginiz olacak otlara dair. Henüz pişirmediğim bir tanesi var şu an evimde, yanda resmini gördüğünüz. Burada semizotu hiç yok ama iki yıldır ilk defa satıldığını gördüğüm bu ot, semizotunun amcaoğlu falan olabilir. Tadı biraz daha acımtırakımsı ama aynı semizotu gibi bir rayihası var. Bugün pişireceğim bakalım nasıl olacak.

Lafı inanılmaz uzattım, umarım buraya kadar okumuş olanlarınız da vardır içinizde, şimdi hemen noodle tarifime geçeceğim. Noodle deyince aklınıza tek tip makarna geldiğini biliyorum ama benim farkettiğim onlarca çeşit noodle var aslında. Mesela bir tanesi bezelye ve fasulyeden yapılan noodle. Ya da pirinç noodle'ları. Bir de çeşitli noodle'lar ile hazırlanan çorbalar var. Bir başka yazımda anlatacağım inşallah onları; ama bu noodle bildiğiniz un-yağ-tuz-su dörtlüsünden oluşan en klasik noodle tarifi. Buradaki Uygur restoranlarında gözümüzün önünde elde açılıp inceltilen bu makarnaları, marketlerde ön haşlanmış olarak bulabiliyoruz. Bu noodle'ların içinde yumurta olmaz ama siz denemek isterseniz klasik yumurtalı Çin noodle'ını yarı-diri haşlanmış olarak hazırlayabilirsiniz. Bu noodle'ın adı chao mian(çao miyen)-fried noodle yani kızarmış noodle'dır, Çin'in en klasik en leziz makarnasıdır. Çoğunlukla "pak choi-bok choy" diye bilinen ama asıl adı "bai cai (bay tay)" olan bir sebze ile pişirilir. İçine konan malzeme açısından pek çok çeşidi vardır ama benim favorim bu.

Malzemeler (2-3 Kişilik)
2-3 kalıp Çin makarnası
3 çorba kaşığı sıvı yağ
400 gr yaprak yaprak ayırılmış bai cai (yeşilliksiz de olur ama yeşillik ile denemek isterseniz uzun marul yaprakları da kullanabilirsiniz)
2 diş sarımsak
3 ince dilim taze zencefil
3-4 çorba kaşığı et suyu-içine bir tatlı kaşığı toz şeker konacak
1 çorba kaşığı soya sosu
Varsa 1 tatlı kaşığı susam yağı

Yapılışı:

Noodle'ları kaynayan suyun içine salalım, 3-4 dakika kadar bekletelim. Yarı-diri haldeyken suyunu süzelim. Yeşillikleri yıkayıp sularını süzmeye bırakalım. Sarımsakların kabuklarını ayıklayıp tek bir havan tokmağı darbesiyle ezelim.(Bir bıçağı sarımsağın üzerine yan tutup üzerine elinizle vurarak da ezebilirsiniz) Zencefilleri kıyalım. Bir büyük wok'u ya da en büyük ve derin tavamızı harlı ateşe oturtalım. İçine 3 çorba kaşığı yağı koyup iyice kızmasını bekleyelim. Sarımsakları ve zencefilleri ekleyip kısa bir süre karıştıralım. Yeşillikleri ekleyip hepsini beraber sık sık karıştıralım. (Çin'de bu işlemi tavadakileri sürekli havaya fırlatarak yapıyorlar) Sebzeler diriliklerini biraz kaybeder kaybetmez içine süzdüğümüz makarnaları, soya sosunu, ve et suyunu ekleyelim. Sürekli karıştırarak 2 dakika pişirelim. Kapağını kapatıp 1 dakika daha et suyunu çekmesi için bekleyelim. Ateşten alıp susam yağını ekleyip karıştıralım ve sıcak servis yapalım.

Afiyet Olsun!

Devamını Oku

21 Mart 2009 Cumartesi

Çin Usulü Patlıcan Kızartması...

0 yorum


Aslında bu yazımda farklı şeylerden bahsetmeyi planlamıştım ama, sabah gözümü tipik buğulu-sisli Çin sabahına açınca, halet-i ruhiyem de aniden değişti. Bundan daha iyi ortam olamazdı sanırım; ekranımın tam arkasında, karşı kıyıları sislerin arasında yokolmuş göl, üzerinde elindeki uzun çubuğuyla suyun dibini iterek yavaş yavaş yol alan Çinli balıkçıyla, tam bir masal diyarındaydım sanki. Elimde de geçen gün yaptığım bir Çin tarifi varken haydi değerlendireyim dedim. (Makineyi bulup resmini çekene kadar balıkçıyı kaçırdım :) )



Buraya ilk taşındığımız zamanlarda, vaktimizi ve benliğimizi, kendi eski yaşamımıza uyarlama konusunda çılgın bir çabamız vardı. Yiyeceklere, içeceklere önyargılıydık ve tabii insanlara karşı da. Yeni şeyler denemek ilginç gelse de kendi öz yaşamımızda halen eski alışkanlıklarımızı yürütüyorduk. Ama zamanla her şey yavaş yavaş değişti. Evde ara sıra yeşil çay ya da çiçek çayları demlemek, radyodan yükselen Çin ezgilerine kulak kabartmak çok huzur verici şimdi. İşin ilginç yanı, dönmemize en az bir bu kadar zaman daha varken, şimdiden "eyvah! ne yapacağız biz dönünce, nasıl da özleriz buraları..." diye ağıt yakar olduk.

İşin en kötüsü de Çin yemeklerine olan ve gittikçe artan tutkumuzu, Türkiye'deki Çin restoranlarıyla dindiremeyecek olmamızı bilmek. Biliyorsunuz, burada pasta okuluna gidecektim ama babamın hastalığı ve vefatıyla gerçekleştirememiştim. Şimdi eğer kısmet olursa gelecek Eylül ayında, oğlanı da kreşe postalayınca, Çin mutfağına tam zamanlı giriş yapmayı planlıyorum. Bir restoran açmak gibi bir hayalim yok, sadece kendi krizlerimizi atlatmak için. Tabii buradan götürülücek malzemeler nereye kadar dayanırsa...

Dedim ya insanlarını da özleyeceğiz diye; bazı şeylerini özlemeyeceğim kesin ama hemen hergün eşimle evde birbirimize yaptıkları komiklikleri anlatıp, girdiğimiz gülme krizlerini kesinlikle çok anacağız. Mesela eşimin, işyerinde hergün en az on kere koridorda karşılaştığı çalışanının, ona "Hello" ya da "Hi" yerine her seferinde nedense "Okey!" diye bağırmasını çok özleyeceğiz. Ya da arabayla giderken yanımızdan geçen, üstünde beş kişinin oturduğu motorsikletleri görmeyi. Bazen, belki de moralimiz bozukken, önümüzden geçen taksiden ayağını camdan çıkarmış bir adamla gözgöze gelip kahkaha atmayı da. Burası süprizlerle dolu, özgün ve ilginç.

Şimdiden bu kadar melankoliye gerek yok değil mi? Daha çok var, olduğum anın tadını çıkarmalıyım diyerek başka bir tadını çıkardığım lezzete geçiyorum. Önceden hatırlatmak isterim; elinizde aşağıda listesini verdiğim tüm sebze ve soslar olmayabilir, sadece soya sosu vazgeçilmez olanı. Artık heryerde bulmak mümkün soya sosunu. Daha önce bu kitap elimde yokken de patlıcan kızartmasını evde yapıyordum ve çok benzer bir lezzet elde ediyordum. Sebzelerin diriliklerini kaybetmeden pişmeleri işin püf noktası. Bu yemeği dışarıda yediğim her zaman sipariş ederim, benim favorilerimdendir. Çin usulü patlıcan kızartmasını denemek isterseniz işte buyrun:


Malzemeler:
3-4 adet patlıcan
8-10 adet Fransız fasulyesi ya da Taze börülce (Burada yılan fasulyesi ya da uzun fasulye deniyor, siz taze fasulye ya da çarliston biberle tarifi zenginleştirebilirsiniz)
1 iri patates, ince dilimlenmiş
4 diş sarımsak
Yarım su bardağı sıvı yağ
3 ince dilim taze zencefil (Arzu ederseniz, ben kullanmadım)
8-10 küçük kırmızı acı biber, yoksa 2-3 çay kaşığı pul biber
2 Çorba kaşığı soya sosu
1 çorba kaşığı susam yağı(Varsa)
1 çorba kaşığı pirinç şarabı(Varsa)

Yapılışı:
Patlıcanları kabuklarını soymadan uzunlamasına dörde bölüp her birini 4-5 cm. uzunluğunda doğrayalım. Aynı şekilde taze fasulyeleri uzun dilimleyelim. Sarımsakları küçük küpler halinde doğrayalım. Acı biberler ve diğer tüm malzememiz ocağımızın yanında küçük kapların içinde hazır dursun.
Genişçe bir tavayı ya da varsa wok'umuzu yüksek ateşe oturtalım. İçine sıvı yağı dökelim ve iyice kızmasını bekleyelim. Yağımız kızınca içine patates dilimlerini ekleyelim ve arada karıştıralım. 2-3 dakika pişirdikten sonra patateslerin kızarmasını beklemeden yağdan delikli kepçe yardımı ile çıkarıp bir tabağa koyalım. Kalan yağa patlıcan ve fasulyeleri hiç beklemeden atalım ve karıştırarak kızartalım. Sebzelerimizin kenarları hafif kahverengi olana dek kızartalım ve bu sebzeleri de yağdan çıkartalım. Kalan yağa sarımsak, acı biberler(pul biber) ve isterseniz zencefili ekleyelim, sarımsaklar pembeleşene dek kavuralım, vakit kaybetmeden tüm kızarttığımız sebzeleri de tavaya ekleyelim ve hepsini beraber çevirelim. Sebzelere soya sosunu ekleyip karıştıralım, varsa susam yağı ve pirinç şarabıyla lezzetlendirelim. Hepsini bir tabağa alıp sıcak servis yapalım.



Afiyet Olsun!

Devamını Oku

29 Şubat 2008 Cuma

Gerçek Çinli'den Orjinal Çin Mantısı...

0 yorum


Çin'e geleli neredeyse 8 hafta oluyor. Eşyalarım da geldikten sonra daha çok benimsedim bu ülkeyi. İşin hasret kısmına hiç bulaşmayacağım, şu an "doğduğum yer değil doyduğum yer" felsefesini sindirmeye çabalıyorum. Biliyorum sizlere buradaki yaşantımdan pek bahsetmedim. Aslında bu konuda yazıyorum, yorumlarıyla beraber şimdilik 60 sayfalık bir forumum var. Yani buraya yazmaya çalışsam en az 30 sayfa yazı çıkar oradan. Ama yakın zamanda, Çince dersleri aldığım kursun web sitesinde, hem kendim hakkında hem de Çin ve Çin'deki yaşantım ile ilgili yazdığım iki ayrı yazı yayınlanacak. Zamanı gelince buradan sizlerle paylaşacağım, böylece blogumu, olağan çizgisinden de çıkarmamış olacağım.

Çin mutfağından daha önce kısaca bahsetmiştim. Her ülkenin kendine özgü bir mutfağı var ama Çin'inki kadar özgünü yoktur herhalde. Sebzenin, meyvenin, etin yani çeşidin sınırı yok. Sanılanın aksine burada aç kalmanız imkansız. Sadece kendi damak tadınıza uygun çeşit ve yemeği seçebilmekten geçiyor yolunuz. Örneğin önceden düşündüğümün aksine Çin pastacılığı ve fırıncılığı oldukça gelişmiş ve çok lezzetli. Henüz bir pasta yemedim ama geçenlerde aldığım pasta kitabından bir tarifi deneme şansım oldu. Hayatımda yediğim en leziz kurabiyelerden oldu bu. Mantıdan hemen sonra yayınlayacağım ve eminim bayılacaksınız. Tabii tarifi Çincesinden nasıl okuduğumu sormayın, o konu ayrı bir hikaye, daha sonra anlatacağım.

Önyargılarınızı atar ve denemek isterseniz mutfağınıza börek tadında bir çeşit kazandıracaksınız. Bu mantının en güzel yanı minicik minicik kapatmak zorunda olmamanız. Çin'de mantı, aile sofralarında en az 70-80 adet yapılıp yeniliyormuş, biz ise dışarıda yemek yediğimizde sofraya çeşit olarak sipariş ediyoruz. Daha önce Türkiye'deyken bir Çin mantısı denemiş ve oldukça beğenmiştim ama burada hazır fırsatını bulmuşken gerçek Çinli'den yapılışını öğreneyim ve sizlere sunayım istedim.

Bu arada bundan sonra bazı tariflerimde videolara yer vermeye karar verdim, ulaşmak için yönlendirme yazılarına tıklayabilirsiniz.

Malzemeler-60-70 adet için
850 gr kadar un (yaklaşık 7 su bardağı)
Su-su miktarı belli değil, azar azar ekleyerek sertçe bir hamur elde etmelisiniz.

İç harcı:
250-300 gr kıyma
1 kase ince doğranmış taze soğan
1 kase ince doğranmış mantar
1,5-2 kase ince doğranmış marul (yerine lahana veya pırasa da koyabilirsiniz)
tuz
karabiber
az sıvıyağ(2-3 çorba kaşığı)




İç harcını hazırlarken eğer içi için marul koyacaksanız önceden doğrayıp, biraz tuzla ovup suyunu sıkmalısınız. Suyu çıkarılan marula diğer malzemeler eklenip yoğurulmadan karıştırılır, tuz karabiber ve yağ eklenir. Elde edilen sert hamurdan, cevizden biraz küçük yassı bezeler hazırlanır. (Yardımcım Xia, hamurun sert olmasının sebebinin, açarken una ihtiyaç duyulmaması için olduğunu söyledi) Her bir beze, merdane yardımıyla çay tabağı kadar açılır. Oluşan hamurların kalınlığı bıçak sırtı kalınlığından çok az fazla olacak. (Hamur açma videosu için tıklayın)



Hamurların her biri açılıp hazırlanır, iç malzemesinden bir dolu tatlı kaşığı kadar konulup şekildeki gibi kapatılır. (Yapılışı için tıklayın)




Hazırlanan mantıların ağızlarının sıkıca kapatıldığından emin olun ki pişerken ağızları açılmasın. Böylelikle elde edilen mantılar derince yapışmaz bir tavaya dizilir. (Yemeyeceğiniz miktardaki mantıları önce bir tabağa dizin ve dondurucuda 10-15 dakika bekletip, daha sonra buzdolabı poşetlerine koyup tekrar dondurucuda saklayabilirsiniz. )

Pişirme işlemi için tavaya mantıların yarısından biraz daha az olacak şekilde su eklenir. Tavanın ağzı kapatılır, orta ateşte mantılar yumuşayıp suyunu tamamen çekene dek pişirilir. Mantıların suyu çekilir çekilmez tavaya 1 çorba kaşığı sıvı yağ eklenir, mantıların altı sararıncaya kadar kızartılır. Arzu ederseniz mantıları çevirerek her iki yanını da kızartabilirsiniz.
Mantıları yerken soya sosuna banarak lezzetlendirebilirsiniz.




Afiyet Olsun!
Devamını Oku

17 Haziran 2007 Pazar

Buharda Çin Mantısı...

0 yorum
Blogumu güncellememi bekleyip bekleyip de iştah açıcı, yeni bir pasta yerine bu resmi görünce ne düşündünüz bilmem ama ben o kadar pastadan sonra dönüp de mayolu halimi aynada görünce "dumur" oldum. O nedenle uzun zamandır hiçbir şey yapasım yok. Bu aralar daha hafif beslenmeye çalışıyorum. Tatilden bir döneyim o zaman tekrar kendimi mutfağa atacağım ;)

Çin yemeklerini ailecek çok seviyoruz. Arada krizimiz tutuyor, bu nedenle ya dışarıya atıyoruz kendimizi ya da evde vaktim varsa ben pişiriyorum. Geçenlerde bir akşamüstü Çin yemeği krizim tutunca aklıma en çabuk Çin mantısı hazırlayabileceğim geldi. Aslında Türk mutfağı tutkunları yoğurtsuz tereyağsız mantıyı tercih etmeyeceklerdir ama bu mantının lezzeti gerçekten çok başka. Hazırlaması da bizimki kadar zahmetli değil, ama zaten ikisi aynı kulvarda da değil. Bu arada internette varolan tariflerin hiçbiri gerçek Çin mantısı tarifi değil. Kiminin hamuruna nişasta konduğu yazılmış. Tarifin orjinali, orjinal birinden, Çince hocamdan. Tarifi herşeyiyle göz kararı yaptığım için tahmini veriyorum. Hamuru hazırlamak çok kolay olduğu için az gelirse tekrar yapılabilir.
İşte tarif:

Hamuru için:
1 su bardağı su
Alabildiğince un
1 çay kaşığı tuz

İçi için:
Rendelenmiş 1 kereviz(mevisimi geçtiğinden bulabilmek zor ama koymasanız da olur)
300 gr kadar kıyma
2 sap incecik kıyılmış pırasa
4 çorba kaşığı soya sosu (tuz yerine koyuyoruz, yoksa sadece damak tadınıza göre tuz koyabilirsiniz)
Arzu ederseniz karabiber (ama onlar koymuyorlar)

Hamuru güzelce yoğurup üzerini kapatın, mantının içi hazırlanırken dinlensin. İçini karıştırak hazırlayın. Büyük bir yüzeyde yumruğunuz kadar bir hamuru, unlayarak ve yapışmamasına gayret ederek bir oklava ile 2 mm. kadar kalınlıkta açın. Normalde Çinliler bu mantıları fındık kadar kestikleri hamurları tek tek açarak hazırlıyorlar. Ben her iki şekilde de yaptım ama tek parça hamur açıp bir bardakla hamurdan yuvarlaklar kesmek bana daha pratik geldi. Hocam bu fikre çok güldü o ayrı ;)
Kestiğimiz hamurlara bir tatlı kaşığından fazlaca iç harcı koyun, mantıyı ikiye katlayın, bir kanadı düz kalacak şekilde ve diğeri de onun altına yapışacak şekilde kıvırarak kapatın. içi kaynar su dolu bir kaba oturtulmuş delikli kaba dizin ve ağzını kapatın. 20-25 dakika kadar buharda pişirin. (Eğer bu tarzda pişirme kabınız yoksa bolca kaynar suda da haşlayabilirsiniz) Buharda mantıyı soya sosuna ya da acı sosa batırarak yiyebilirsiniz.
Afiyet Olsun!



Devamını Oku

8 Ocak 2007 Pazartesi

Sebzeli Çin Makarnası (Noodle)

0 yorum

Daha önce verdiğim Çin Usulü Dana Eti'nin yanına noodle (çin makarnası) çok yakışır. Bu tarifim de çok pratik ve lezzetli oluyor.

Onun tarifi de şöyle:

1 paket egg noodle(carrefourdan alabilirsiniz içinde 6 blok makarna vardır kişibaşı 1,5 tan hesaplayabilirsiniz)
3-4 dal taze soğan (3cm boyunda iri iri doğranmış)
1 adet havuç-kibrit çöpü gibi kesilecek 2 adet dolmalık biber-çok iri doğranmış
1/4 göbek salata
2 avuç soya filizi
Sıvı yağ
4 çorba kaşığı soya sosu
1 tatlı kaşığı tepeleme nişasta-1 çorba kaşığı soğuk suda eritilmiş

Yapılışı:
Bir tencere suyu kaynatın altını kapatın. Kaynar suya noodleları atın. 3-4 dakika bekletip süzün. Bir tavayı ısıtın içine az miktar sıvı yağ koyun sebzeleri atın. Şöyle bir çevirin neredeyse çiğ kalmalı. İçine nişasta, soya sosu ve ardından noodleları atıp hızlıca ve yüksek ısıda noodlelar ısınınana kadar çevirin.


Tüm Çin yemeği tariflerinde, yerken tuz yerine soya sosu katmanız yemeğin lezzetini arttırır, istenirse acı soslardan konabilir.
Devamını Oku

Çin Usulü Et Yemeği

0 yorum
Çin yemeklerini yapmayı da yemeyi de çok severim. Türkiye'de yediğimiz çoğu Çin yemeği, bizim damak tadımıza uyarlanmış oluyor. Bu tarif de tamamen bizim zevkimize uygun. Değişiklik isteyenlere işte çok lezzetli bir tarif:
Malzemeler:
400 gr dana eti (biftek ya da yağsız et)- yarım cm kalınlığında demir 1 lira büyüklüğünde kesilmiş
1 çorba kaşığı sirke
3 çorba kaşığı soya sosu
1 çorba kaşığı nişasta-3 çorba kaşığı soğuk suda eritilmiş
2-3 çorba kaşığı sıvı yağ (tercihen soya yağı)
1-2 dolmalık biber
Yarım bağ yeşil soğan
1-2 adet havuç
İsteğe bağlı acı sos













Yapılışı:
Dana etleri tavada yağsız olarak suyunu bırakıp çekinceye kadar kavurulur. İçine sıvı yağ, havuç, yeşil biberler eklenip az daha kavurulur. Sulandırılmış nişastanın içine sirke ve soya sosu dökülüp karıştırılır, etlere eklenir. 2-3 dakika çevrildikten sonra yeşil soğanlar eklenip çok az pişecek kadar karıştırılıp ocaktan alınır.
Devamını Oku