Poğaça ve Börekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Poğaça ve Börekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2009 Pazartesi

BABY SHOWER - 2

0 yorum
Son iki haftadır müthiş bir koşuşturma içerisindeyim. Canım arkadaşım Sevgim'in doğumu iyice yaklaştı. Tarihin yakınlaşması bir takım hazırlıkları da beraberinde getirdi haliyle. Haftalar önce çıkılan Eminönü alışverişi sonrasında hastanede verilecek çikolataları hazırladık ilk önce. Bu hazırlıklarımızı sizlerle bir başka yazımda paylaşıyor olacağım. Sonrasında da hep yapmayı planladığımız Baby Shower partisi için koşuşturmaca başladı. Dekorasyonundan, ikramına, oyunlarından hediyelerine kadar her ayrıntıyı bir bir ele aldık. Hakikaten çok keyifliydi.





babyshower


Önce dekorasyonla başlayalım:



Eğer bu tarz bir partiyi evde yapıyorsanız ve davetli sayınız 10'un üzerindeyse açık büfe sistemi en iyisi diye düşünüyorum. Bu sebeple , açık büfe şeklinde hazırladığımız sofrayı oğlumuz olacağı için mavi tüllerle bezedim ve kurdelelerle süsledim.



Bir çok ayrıntının malesef fotoğrafını çekmeyi o hengamede atlamışım ama en azından fikir vermesi adına bu detaylardan da bahsedeyim sizlere.



Eminönünden aldığımız mavi ve üzerinde ayıcık figürlü peçeteler de masaya son derece uyumlu oldu.




Yine tül ve kurdele yardımıyla salon kapısının üzerine bir süs yaptık ve yine Eminönünde aldığımız ayıcık ve ördek sarkıt süsleri ile salona farklı bir ambians katmaya çalıştık.

babyshower dekorasyon



Dış kapıya Eminönü'nden satın aldığımız strafordan bebek taşıyan leylek figürünü ve bebeğimizin adını oluşturan harfleri asarak misafirlerimizi daha içeriye girmeden parti havasına sokmuş olduk :)

baby12



Bunun dışında salonun perdelerine bebişin onu bekleyen zıbınlarından asarak biraz da çeyizini sergileyelim dedik :)




Yılbaşı nedeniyle kurduğumuz ağacın altına mavi balonlar ve oynayacağımız oyunlarda ödül olarak vereceğimiz hediyelerin yanına bir de konukların getirdiği birbirinden şirin hediyeler de gelince çok da zengin bir görüntü oluştu.


baby13


Davet menümüze geçersek;












Tamamen anneye eğlence ve motivasyon unsuru sağladığını düşündüğüm ve hakikaten kafa dağıtmaya birebir bu organizyonun eğlence kısmı olmazsa olmaz tabii ki..

Sevgim ile partiden önce ciddi bir hazırlık evresi de oyunlar konusunda geçirdik. Sinem'in Baby Shower partisindeki tecrübeyle bir çok oyunu bu sefer de uyguladık.

Hediye Kapmaca
A-Z Bebek Eşyası yazma oyunu
Tuvalet kağıdı ile anne adayının karnının çapını bilme
Bebek Tombalası (Baby Bingo)
ve
Bu sefer yeni olarak uyguladığımızı söyleyebileceğim çocukluk fotoğrafı tahmini
Bu hakikaten çok keyifliydi.
Herkes gelirken bebeklik ya da çocukluk fotoğrafını getirdi ve Sevgim'e verdi. Sevgim de oyun esnasında her fotoğrafı sırayla gösterdi. En fazl doğru tahmini yapan oyunu kazandı.

Bu oyunların tabii ki birincilerine ve kazananlarına ufak ufak hediyelerimiz de oldu.

Hediye olarak çok az maliyetli ama keyifli şeyler edindik hem Eminönü alışverişimiz hem de Metro alışverişimiz esnasında.

Mumluk, dergiler, vazo, kol düğmesi, biblo, anahtarlık gibi hediyeleri kazananlara verince herkes çok mutlu oldu.

Shower partimizi tüm katılanlara üzerlerinde "Demir" (beklenen minnoşun adı) yazan, hazırladığım kurabiye ve cupcakelerle tamamladık.

babyshower kurabiyeleri



babyshower cupcake



Afiyetle,
Devamını Oku

12 Kasım 2009 Perşembe

OTLU & ZEYTİNLİ POĞAÇA

0 yorum
Gündem kalabalık.Domuz gribi ilkbahardan beri hayatımızda.Bu aralar hergün TV'lerda aşı olalım mı olmayalım mı tartışması alıp gidiyor. Bir gerçek var ki domuz gribi içimizde, sadece televizyonlarda değil.Neredeyse her gün "yok şu da olmuş, bak bu da olmuş" diye duyuyoruz. Allah herkese şifa versin, kendimizi koruyalım. Bol bol C vitamini alıp, bünyemizi güçlü tutalım.Hep söylendiği gibi ellerimizi sıkça yıkayalım. Griptir geçer demeyip, uzmanlardan destek alalım.

Gündemdeki diğer bir konu da GDO... Yılmaz Özdil'in bu konuda çok keyifli, bir o kadar da acı gerçekleri yüzümüze vurduğu bir yazısı var, okumanızı tavsiye ederim. Ne kadar koruyabiliriz kendimizi ve çocuklarımızı bilmiyorum tabii..Hayat bu kadar hızlıyken, tüketim bu kadar tavan yapmışken ne kadar engel olabiliriz bazı şeylere ama elimizde olan bir şey var. Yılmaz Özdil'in belirttiği mutfak genetiğimize nispeten sahip çıkabiliriz. En azından şu satırlardaki eğilimlere karşı durabiliriz ..
"Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için... İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu......

Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun... Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun... Ne işe yaradı senin pazara gitmen?"

Bu aralar hakikaten hem gripten hem de GDO'dan bana tabiri caizse "tırsma" geldi.. Ota, bibere sardım :) Pazara gidip, eğri büğrü ne bulduysam aldım :) Mercimek çorbasına kerevizi kakalıyorum, salatanın içine bir iki diş sarımsak doğruyorum , yapıyorum işte bir şeyler :)

Bu kadar otla haşır neşirken yazmadığımı farkettiğim bir tarife ait fotoğraf çıktı karşıma. Haziran ayında fotoğrafını çektiğim bu tarifi sıkça uyguluyorum.

Malzemeler:
  • 2 yumurta (birinin sarısı üzerine)
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 100 gr tereyağ - oda ısısında yumuşamış
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 paket kabartma tozu (Dr Oetker'in çeşnili seçenekleri çok lezzetli)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • ince kıyılmış dereotu, taze nane, maydanoz
  • 1 çay bardağı zeytin (ben Fora kullanıyorum, dilimlenmiş)
  • Yaklaşık 500 gr un (birden konulmaması gerekir)

Derin bir kaseye yumutaları (1 yumurta, 1 yumurtanın beyazı), yoğurdu, zeytinyağını, tereyağını koyup bir kaşık yardımı ile hafifçe karıştırıyoruz. Bu karışıma tuz, kabartma tozu ve azar azar unu ilave edip yoğurmaya başlıyoruz. Hamur iyice toparlanınca, ele yapışmaz bir kıvam almaya başlayınca zeytin ve ince ince kıydığımız otları da ilave edip hamura yediriyoruz. Bu aşamada zeytinlerin salacağı su nedeniyle yine un ilave etmemiz gerekebilir.

Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz. Tepsiye yağlı kağıt serip hazırlıyoruz.

Hamurdan parçalar kopartıp yuvarlak yapıp tepsiye diziyoruz. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp, bir zeytin dilimi ile süslüyoruz.

Üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Not: Bu tarifi zaman zaman içine beyaz peynir rendeleyerek de uyguluyorum,lezzetli bir sonuç veriyor.

Afiyetle,

Devamını Oku

12 Ekim 2009 Pazartesi

SODALI BÖREK - ISPANAKLI

0 yorum
Öncelikle tebrik eden herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. Son derece eğlenceli geçen bu yarışmanın hakkında yazacaklarım bitmedi ancak hala elimde yeterli fotoğraf olmadığı için detayları paylaşamadım sizlerle.

Kış mevsimini yaza kıyasladığım zaman beni memnun ve mutlu eden yanı neredeyse hiç yoktur diyebilirim. Ben bir yaz insanıyım, kesinlikle öyle :) 40 derece sıcak hava bile beni boğmaz , güneşi tüm enerjisi ile içimde hissetmeyi hep bir nimet bilirim. Ama kışı temsil eden sebzelerden ıspanak çıkınca mutlu oluyorum. En sevdiğim börek çeşnisini hiç vakit kaybetmeden yine uyguladım.

Malzemeler:
  • 5 adet yufka
  • 2 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • su
  • tuz
  • 1 şişe soda

İç malzemesi için:

  • 1 adet kuru soğan (orta boydan biraz iri olabilir)
  • 1 kg ıspanak
  • tuz
  • 150 gr beyaz peynir
  • sıvıyağ

Böreğimizin hazırlığına geçmeden evvel iç malzemesini hazırlıyoruz.

Ispanakları doğrayıp bir müddet sirkeli suda bekletiyoruz ve sonrasında bol suda iyice temizlenene kadar yıkıyoruz. Artık büyük marketlerde doğranmış ve yıkanmış ıspanak da satıyorlar, görüyorum dondurulmuş gıda reyonlarında. Eğer acil bir uygulama gerekiyorsa ya da bu temizleme süreci gözünüzde büyüyorsa kullanılabilir elbette; ama mevsiminde taze sebze - meyve tercih etmekte daima fayda var diye düşünüyorum.

Bu kadar öneri yeter sanırım, tarife dönelim :)

Soğanı yemeklik doğrayıp, bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ katıp soğanları kavurmaya başlıyoruz. Soğanlar yumuşayınca ıspanağı ilave edip tencerenin kapağını kapatmadan karıştırarak pişiriyoruz. Ispanaklar önce suyunu salacak sonra iyice çekecek. Bu aşamada kapağı açık tutmak önemli. Son olarak tuzunu ilave edip soğumaya bırakıyoruz. Soğuyan ıspanağa peyniri ilave edip karıştırıyoruz. Bu şekilde ıspanaklı harcımız hazır oluyor.

Bu böreği kıymalı, patatesli ya da arzu ettiğiniz farklı bir iç malzeme ile de hazırlayabilirsiniz.

2 yumurta, 1/2 çay bardağı sıvıyağ ve 2yemek kaşığı yoğurdu derin kasede çırpıyoruz. Su ilave ederek kıvamını sulandırıyoruz. Arzuya göre tuz ekliyoruz. (İç malzeme de tuzlu olacağı için dikkat edilmeli) Bu sıvı harcı böreğin üzerine de kullanacağımız için tamamını böreğin içinde kullanmamamız gerekiyor.

Böreği pişireceğimiz tepsiyi (büyük fırın tepsisi olmalı-mini fırın için bu yufka adedi fazla gelecektir) iyice yağlıyoruz. Birinci kat yufkayı tepsiye kenarları dışarıda kalacak şekilde serip hazırladığımız sıvı karışımla üzerini ıslatıyoruz. İkinci yufkayı ikiye bölüp yarısını tekrar üzerine döşeyip tekrar sıvı karışımdan döküyoruz. Yufkanın diğer yarısını döşeyip , yine sıvı karışımdan tatbik ediyoruz. 3. yufkanın yarısını döşeyip , bu katın üzerine ıspanaklı harcın tamamını döküyoruz. Bu katın üzerine tekrar yufka ve sıvı karışım uyguluyoruz. 4. yufkayı da iki sefer de döşeyip son katı bir bütün olarak tüm tepsiye seriyoruz. Kenarları dışarıda olan birinci katın yufkalarını da üzerine doğru toplayıp böreği enine ve boyuna dilimliyoruz.

Kalan sıvı harcın üzerine 1 şişe sodayı açıp ilave ediyoruz. Sodalı bu karışımı dilimlediğimiz böreğin her yerine gelecek şekilde döküyoruz.

Önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 190-200 derecede üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle,

Devamını Oku

29 Eylül 2009 Salı

PATATESLİ RULO BÖREK & FOTOĞRAFA İLK ADIMLAR

0 yorum


Fotoğraf kursum hala devam ediyor. Pazar günü dönem katılımcıları hepbirlikte İznik'teydik. Daha önce de gitmiş olmama rağmen, İznik'e kadrajın ardından başka bir bilinçle bakmak cidden daha keyifliydi. Fotoğraf çekmenin bana bakmayı öğreteceğini hiç düşünmemiştim. Görmenin ötesine geçip, bakmak hakikaten çok daha değişik bir his. Artık neye baksam bana bir kare fotoğraf hissi veriyor :) İlk heves midir bilmiyorum ama gerçekten çok keyif aldığım bir dönem oldu. Fotoğrafçılık kursu konusunda öneri isterseniz, özellikle İstanbul Anadolu yakasında oluşu ve samimi ortamı nedeniyle Fotoğraf Atölyesini sizlere tavsiye edebilirim.


Daha dün tarif yazdım biliyorum, bu hızımı neye borçlu olduğumu soracaksınız belki de. Haklısınız ancak kendimi birden günün ortasında burada buluverdim. İşe güce bir kaç dakika ara verip bir soluklanmak istedim sanırım. O yüzden ramazan denemelerinden birini daha bekletmeden yazacağım.


Kete sever misiniz? Orta Anadolu'da sıkça yapılır, bilenleriniz muhakkak vardır. Arasındaki unlu doku nedeniyle ben keteyi çok severim. Bu böreğin de yufkalarının arasındaki un bana keteyi anımsattı tat olarak benzer yanı olmasa dahi. Malzemeleri kolay, yapımı pratik ama tat olarak değişik bu tarifi beğeneceğinizi düşünüyorum. Tarif bir televizyon programından alıntı.

Malzemeler: (12 adet börek için)
  • 2 adet yufka
  • 4-5 adet orta boy haşlanmış patates
  • 1 çay bardağı sıvıyağ (arzuya göre mısırözü-ayçiçek ya da zeytinyağ kullanılabilir)
  • 1 su bardağı un
  • 1 avuç kadar ince kıyılmış maydanoz
  • 1 avuç kadar ince kıyılmış dereotu
  • 100 gr beyaz peynir
  • tuz
  • üzerine sürmek için yumurta sarısı

Bir kasede patatesleri ezip, maydanoz, dereotu ve peynir ile karıştırıyoruz. Arzuya göre tuz ilave edip iç malzememizin hazırlığını tamamlıyoruz.

İlk yufkayı tezgaha açıyoruz. Üzerine fırça yardımı ile sıvıyağ sürüyoruz. Bir elek yardımı ile yufkanın üzerine eşit miktarda gelecek şekilde un eliyoruz. (Fazla gelmemesine, topaklanmamasına dikkat edelim)

Yufkayı ortadan ikiye katlıyoruz. (yarım ay şekli alacak) Üzerine yine sıvıyağ sürüp tekrar un eliyoruz.

Yarım ay şeklinde duran yufkamızın geniş kısmına hazırladığımız iç malzemeyi boylu boyunca bir sıra halinde koyarak orta kalınlıkta bir rulo elde edecek şekilde sarıyoruz. Bu uzun ruloyu 3-4 parmak kalınlığında dilimliyoruz. (6 parçaya denk geliyor aşağı yukarı)

Aynı işlemi diğer yufkamıza da uyguluyoruz.

Dilimlediğimiz börekleri yağlanmış ya da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz.

Yumurta sarısı ve bir miktar sıvıyağı bir kasede karıştırıp böreklerin üzerine sürüyoruz.

Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle,

Devamını Oku

16 Eylül 2009 Çarşamba

MAYALI KATMER BÖREĞİ

0 yorum

Bu sene de Ramazan ayını neredeyse bitirdik. Sanırım cok az acıkarak oruç tuttuğum nadir bir Ramazan süreci geçirdim. Sürenin uzun olmasından sanırım vücut açlığa dayanıp, sonrasında yemek yemek ihtiyacını belirli bir zaman sonunda "stand-by" moduna alıyor :)
İşte bunun gibi bir gündü, bir pazar günü, canım hiç yemek çekmezken, karnım hiç ama hiç aç değilken , Engin börek açmamı istedi benden :) Şimdi bu nasıl bir talep ? Yerli mi yersiz mi , bilemedim.. Eee beyimize boynumuz kıldan ince. Yeni bir tarif denemek üzere kalktık mutfağa girdik.
Yapımı çok zor değil.. Biraz el oyalıyor ama lezzetli ve güzel bir börek oldu.
Malzemeler:
Hamuru için:
  • 1/2 kg un
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 2/3 su bardağı sıvıyağ
  • 20 gr yaş maya
  • tuz

  • arasına sürmek için 100-125 gr kadar tereyağ ya da margarin-tereyağ karışımı (arzuya göre tercih edilebilir)
  • içine ufalanmış beyaz peynir ve ince kıyılmış maydanoz
  • Üzerine sürmek için yumurta

Öncelikle maya el yakmayacak sıcaklıkta olan bir miktar su ile eritilir. Derin bir kaba un, yoğurt, sıvıyağ, maya ve tuz konur ve yoğurulur. Yağlı ve yumuşak bir hamur elde edilir.

Hamur hiç bekletilmeden 6 eşit parçaya ayrılır.

Arasına sürülecek yağ bir tavada eritilerek hazırlanır.

Eşit parçalara ayırdığımız hamurları ince bir şekilde yaklaşık bir yemek tabağı büyüklüğünde açalım. Yağlı bir hamur olduğu için açımı da kolay oluyor.

Açtığımız hamurun her yerine erittiğimiz yağdan sürelim ve köşeleri içeri doğru alarak, bohça biçiminde katlayalım.

Elde ettiğimiz kare şeklini enne ve boyuna iki eşit parçaya bölerek 4 adet üçgen elde edelim. Üçgenlerin ortasına peynirli harcımızı koyup kapatalım ve yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim.

Tüm parçalar bitene kadar aynı işlemi tekrarlayalım.

Üzerlerine yumurta sarısı sürüp arzuya göre susam ve/veya çörekotu ile süsleyelim. 170 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirelim.

Afiyetle,

Devamını Oku

7 Eylül 2009 Pazartesi

CEVİZLİ & NOHUTLU BÖREK VE DOMATESLİ SOS

0 yorum


Cevizli börek duymuştum. Hani peynire ilave edilir, belki kıymaya. Ama nohutlu börek ne duymuştum ne de yemiştim doğrusu. Konuklarımdan anne ve kız alerjik olunca ne'li börek yapabilirim diye başladım düşünmeye.

Arşivi karıştırdım, sebzeli böreklere bir göz attım.


Ya içinde yine süt ve süt ürünleri var.. Ya canım çekmedi ya da sevmeyenler var ...

Tüm olasılıksızlıklar neticesinde başladım orada burada gezinmeye, dergi karıştırmaya..

Sonunda bir internet sitesinde, blog olmadığı için adını malesef sonrasında hatırlayamadım, nohutla yapılmış bir börek örneği gördüm. Ama hem şekli hem de sunumu itibari ile benim az sonra vereceğimden biraz farklıydı. Ben sadece nohut ve ceviz uyumunu keşfetmiş oldum:)

Misafirlerimin damak tadına dair yine de risk yaratmamak adına konuklarım gelmeden bir gece evvel bir deneme yaptım. Aslında sitede belirtileni birebir deneyerek yaptığım bu demoda karar verdim bazı değişiklikler yapmaya diyebilirim.

Yanında sunulan sos ile son derece lezzetli bir ikram haline dönüştü. Lezzetini henüz 2 yaşını yeni dolduran Naz dahi sanırım 3 tane yiyerek tescillemiş oldu :)


Malzemeler:
  • 3 yufka (24 adet börek elde ediliyor)
  • 1-1,5 su bardağı haşlanmış nohut (Ben Tamek'in son gönderdiği hediye kutusundan çıkan nohutu kullandım.
  • 1 su bardağı ceviz (iri çekilmiş olacak)
  • tuz - karabiber
  • kızartmak için sıvıyağ

Domates Sosu için:


  • 1 adet orta boy domates(kabukları soyulmuş)
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı ketçap
  • tuz-karabiber-kimyon-kırmızı biber-kekik
  • 1-2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 diş sarımsak

Yufkalarımızı yatay ve dikey olarak öncelikle ortadan bölerek 4 adet geniş üçgen elde ediyoruz. Sonra çapraz keserek her bir üçgeni iki parçaya ayırmış oluyoruz. Sonuçta her bir yufkamız eşit 8 parçaya ayrılmış olacak.

Haşlanan ya da konserve olarak kullandığımız nohutlarımızı rondodan geçirip iyice eziyoruz. Sonrasında ceviz ve tuz, karabiber ilave edip iyice karıştırıyoruz.

Üçgen kestiğimiz yufkaların geniş kısmına iç harcımızdan koyup minik sigara böreği şeklinde sarıyoruz.

Tüm yufkalarımız için aynı işlemi tekrarlıyoruz.

Tavaya sıvıyağ koyup kızmasını bekliyoruz. Kızan yağda sardığımız börekleri pişiriyoruz. Renkleri dönüp kızarınca kağıt peçete koyduğumuz bir tabağa çıkartıyoruz.

Sosunu hazırlamaya başlıyoruz.

Sos için belirtilen tüm malzemeleri rondoya koyup 3-4 sn makinayı çalıştırıyoruz. Eğer rondo kullanmayacaksanız, domatesi rendelemeniz ve sonrasında tüm malzemeleri kendiniz karıştırmanız yeterli olacaktır.

Bir sos tabağına hazırladığımız sosu koyup servis edeceğimiz büyük tabağın ortasına koyuyoruz. Böreklerimizi de sosun çevresine dizip servis ediyoruz.

Porsiyon servis edilecekse, sos böreklerin üzerine ya da yanına da konabilir.

Servis önerisi:

Naneli Limonata



Afiyetle,
Devamını Oku

12 Haziran 2009 Cuma

BALKONDA ÇAY KEYFİ & PATLICANLI BÖREK

0 yorum
Yazıya şöyle başlamak lazım: Efendim balkon var , balkon var.. Bizim naçizane balkon bu hanımları pek kesmez ama maksat muhabbet dedik tıkışıverdik bizim ufacık tefecik mini minicik balkoncuğumuza.

Adaş Şekerim , Yasom bizim eve buyurmuş, güzel bir meni oluşturmak lazımdı tabii. İşin erbapları gelince özen daha da bir artıyor haliyle.


Bu çay davetine de şunlar seçildi:






Yedik, içtik... Sohbetin tüm demlerine vurduk...

Sıra geldi tarif vermeye:

Patlıcanlı Börek yapmak aklıma düşünce, her zamanki gibi blogları şöyle bir dolaştım. Sevgili Burçin'in bloğunda okuduğum yöntem hoşuma gitti ve bunu uygulamaya karar verdim.

Tadı son derece lezzetli oldu. Ancak bir sonraki sefere sanırım aralarına yağ-süt-yumurta karışımı değil, sadece yağ süreceğim. Ben tercih olarak çıtır çıtır böreği sevenlerdenim. Eğer yumuşak börek seviyorsanız yağ-süt-yumurta karışımı tam size göre demektir.


PATLICANLI BÖREK
Malzemeler: (1 yufkadan 4 adet börek elde ediliyor)
  • 3 adet yufka
  • 3 adet patlıcan
  • 1 adet ortaboy kuru soğan
  • 2 adet çarliston biber
  • 2 adet domates
  • sıvıyağ
  • 2 adet yumurta (bir tanesinin sarısı üzerine)
  • süt (arasına sürmek için)
  • çörekotu & susam
  • tuz-karabiber

Patlıcanları küp küp doğrayıp tuzlu suda bir müddet bekletiyoruz. Tencereye 2-3 yemek sıvıyağ koyup yemeklik doğradığımız soğanları soteliyoruz. Biberleri ve domatesileri ufak ufak doğruyoruz.Sotelenen soğanlara önce biberleri ekliyoruz. Renkleri değişince suyunu süzdüğümüz patlıcanları ilave ediyoruz.Son olarak domatesleri ekleyip, tuz ve karabiberini arzuya göre koyuyoruz.1 çay bardağı su katıp, suyunu çekene kadar pişiriyoruz.

Süt-yumurta ve sıvıyağı bir kasede çırpıyoruz.

Yufkayı tezgaha serip her yerine bu harçtan sürüyoruz. Önce karşılıklı iki kenarını katlayıp sonra diğer kenarları katlayıp bir kare elde ediyoruz.Üzerine tekrar harçtan sürüp oluşan kareyi 4 eşit parçaya kesiyoruz. Oluşan herbir karenin ortasına patlıcanlı harcımızdan koyup bohça şeklinde katlıyoruz. Katladığımız kısmı altta kalacak şekilde yağlanmış ya da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz. Tüm yufkalara aynı işlemi uygulayıp, son olarak üzerlerine yumurta sarısı sürerek susam ve çörek otu serpiyoruz.

Önceden 180 derecede ısıttığımız fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Aman lafa dalıp fazla kızartmayın, benimkiler gibi oluyor :)

Afiyetle,

Devamını Oku

16 Mart 2009 Pazartesi

PAÇANGA BÖREĞİ

0 yorum

Yılbaşı sofrasından vermek istediğim tarifleri henüz tamamlayamadım. Araya başka tarifler, konular girince baktım hepsi kalmış. O nedenle bugün Paçanga Böreğini yazmaya karar verdim. Aslında elimde yine çok konu biriktirecek bir durum söz konusu oldu. Cumartesi günü 18 kişilik bir çay davetim vardı ve haliyle yine mamalar pişirildi :) Ama onlar sırasını beklesin, bugünün konusu Paçanga Böreği.

Herkesin ayrı bir stili olabilir, kimi direk kızartır, kimi galeta ununa bular kızartır, kimi içine sadece kaşar-pastırma koyar gibi gibi...

Bu benim tarzım :) Fırında ve içinde domates-biber de var:)

Malzemeler: 8 adet için

  • 2 yufka
  • 8 dilim kaşar peynir (taze kaşar)
  • 8 dilim pastırma (eğer daha bol malzemeli seviyorsanız arttırabilirsiniz)
  • 8 dilim domates
  • 8 dilim biber (ince uzun doğranmış biber dilimleri)
  • sıvıyağ (yufkaların arasına sürmek için)
  • 1 adet yumurtanın sarısı

Birinci yufkayı tezgahımıza seriyoruz. Üzerine bir fırça yardımı ile sıvıyağ sürüyoruz. İkinci yufkanın da üzerine sıvıyağ sürüp, önce dikey ortadan ikiye sonra yatay ortadan kesiyoruz. Bir de çapraz olarak sağdan ve soldan keserek yufkayı 8 eşit parçaya bölüyoruz.

Elde ettiğimiz üçgenlerden alıp geniş kenarına kaşar peynir, pastırma, domates ve biber koyup kalın sigara böreği şeklinde sarıyoruz. Diğer dilimlere de aynı işlemi yapıyoruz.

Yağlanmış tepsiye börekleri dizip üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz. Önceden 180 derece ısıttığımız fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.





Ne zamandır film önerisinde bulunmamışım.. Malum Prison Break ile meşguldüm :) Uykusuz kala kala 4. sezonu da bitirince artık filmlerime geri dönebildim.

İşte seyrettiğim son 3 film.

Ghosttown - Kafa yormayan bir Holywood filmi, kendine dönük yaşayan bir adamın bir kaza sonucu ölen kişileri görebilmesi ile hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor.

Avustralya - Tam 3 günde seyrettim :) Uzun ama güzel bir film. Nicole Kidman'ı görmek bile yetti..Harika bir kadın bence. İngiltere'den kocasının arazisi için Avutralya'ya gelen bir leydinin Avustralya'nın yerli hayatına alışması ve orada yaşadığı aşkı konu alıyor.

Veee... Slumdog Millionaire ... Oscar almış ama seyredilebilen nadir filmlerden bence. Nedense bu ödül alan filmleri fazla ağır ya da sanatsal buluyorum ben. Örneğin Üç Maymun'da içim şişti diyebilirim. Ama bu filmi görmeniz lazım. Kader, şans, yaşanmışlıklar ve aşk ... Milyoner olmaya yetecek mi? Çok başarılı ve ödülü gerçekten hak etmiş..

Benden yine bu kadar..

Afiyetle kalın,

Devamını Oku

4 Aralık 2008 Perşembe

BAKLAVA YUFKASINDAN ISPANAKLI BÖREK

0 yorum

Haftasonu gelen konuklarım için yaptığım börek değerli gurularımız Sevgili Müge ve Yasemin'den tam puan aldı. İç malzemesinde zevke göre farklılıklar yaratabileceğiniz bu böreği yapmak hem çok pratik hem de sonuç oldukça taktir topluyor.
Baklava yufkasını büyük marketlerde ve yufkacılarda rahatlıkla bulabilirsiniz. Yarım kiloluk ve bir kiloluk farklı alternatiflerle satılan yufkanın genellikle yarım kiloluk olanı börek yapımı aşamasında yeterli oluyor. Yarım kiloluk paketten 30 adet kadar yufka çıkıyor ki bu sizin 30 adet börek yapmanıza yeterli, tabii daha küçük dilimler halinde keserseniz daha fazla böreğiniz de olabilir.
Tarife geçelim :
Malzemeler:
  • 1/2 kg'luk baklava yufkası
  • 1 kilo ıspanak (sadece yapraklarını kullanıyorum, sapları ile de yemek pişirebiliriz)
  • sıvıyağ (hem yufkaların üzerine sürmek için hem de ıspanağımızı kavurmak için)
  • 1 adet orta boy soğan
  • 150-200 gr kadar beyaz peynir
  • 1 adet yumurtanın sarısı (böreklerin üzerine sürmek için)
  • tuz

Öncelikle iç malzememizi hazırlıyoruz.

Ispanakların yapraklarını ayıklayıp, doğrayıp yıkıyoruz. Yıkama işleminden sonra iyice suyunun süzülmesi için süzgeçte ya da bir kağıt havlu üzerinde bekletiyoruz.

Soğanı yemeklik olarak doğruyoruz. Tencereye bir miktar sıvıyağ koyup (arzuya göre miktarı belirleyebilirsiniz) soğanları soteliyoruz. Soğanlar yumuşayınca ıspanakları ilave ediyoruz. Tuzunu ekliyoruz. Ispanaklar suyunu salıp çekmeye başlayınca ocağın altını kapatıyoruz. Bu aşamada ıspanakların çok fazla suyunu çekmesine engel olmalıyız, zira börekte ıspanağın suyunu kullanacağız. Pişirdiğimiz ıspanağa peyniri ilave ediyoruz. Tuz eklerken peynirinizin tuz oranını da dikkate almanızı öneririm.

Baklavalık yufkalar son derece ince, bu noktada özellikle dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca normal yufkalardan farklı olarak dikdörtgen bir formları var.

Bir adet yufkayı tezgaha seriyoruz. Yufkanın üzerine bir kaşık ya da fırça yardımı ile bir miktar sıvıyağ gezdiriyoruz. İkinci katı üzerine koyup aynı işlemi tekrarlıyoruz. Üçüncü kat yufkayı üzerine koyup bu sefer ıspanağın suyundan yufkanın üzerine sürüyoruz. Yufkanın geniş kenarına iç malzemeden koyup sıkı sıkı rulo olarak sarıyoruz. Bu şekilde yağladığımız ya da yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize böreği koyuyoruz. Tüm yufkalar bitinceye kadar aynı işlemi gerçekleştiriyoruz. Uzun rulolar olarak hazırladığımız böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış fırında 180 derecede yaklaşık 25-30 dk , üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Büyük ruloları 3 ya da 4 'e bölüp servis ediyoruz.

Diğer börek tariflerim:

Kıymalı Tepsi Böreği

Mercimekli Börek

Örgü Milföyler

Paşa Böreği

Peynirli Tepsi Böreği

Sebzeli Çin Böreği

Afiyetle,

Devamını Oku

2 Kasım 2008 Pazar

PIRASALI BÖREK

0 yorum

Bu tarifi bekleyen en az 3-4 kişi biliyorum. Geçen hafta aramızda yapacağımız küçük bir kutlama için şirkete götürdüğümde o kadar çok rağbet gördü ki, o günden beri siteye ne zaman koyacağımı sorup duruyorlar :) Aslında o kadar da özel bir tarifi yok. Genelde hemen hemen yaptığım tüm tepsi böreklerinde uyguladığım yöntemi uyguladım ki bunu sanırım börek yapan herkes biliyordur.
Bahsettiğim kutlamaya börek yapmaya karar verdiğimde, ıspanaklı mı yapsam, peynirli mi diye düşünürken pırasanın çıktığı aklıma geldi ve pırasalı yapmaya karar verdim. Pırasaya karşı olabilecek yaklaşımlardan biraz çekinsem de yaptım ve tüm tereddütlerim çok şükür ki boşa çıktı.
Yapımı basit ve tadı son derece lezzetli bu böreği temel börek tarifiniz olarak kullanabilir, iç malzemeyi değiştirerek farklı tatlar yaratabilirsiniz.

Malzemeler:
  • 5 yufka
İç malzeme:
  • 1 kg pırasa
  • 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 çay kaşığı karabiber
  • Arzuya göre kırmızıbiber
  • tuz

Sıvı harç malzemesi:

  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı - silme - tuz

Pırasaları ince ince kıyıyoruz. Derin bir tavaya ya da tencereye sıvıyağı ve ince doğradığımız pırasaları ilave edip orta kuvvetteki ateşte sotelemeye başlıyoruz. Pırasalar iyice cansızlaşıncaya kadar sotelemeye devam ediyoruz. Pişmesine yakın tuz, karabiber ve kırmızıbiberi ilave edip ocağın altını kapatıyoruz.

Derince bir kasede tüm sıvı harç malzemelerini çırparak hazırlıyoruz.

Fırın tepsimizi margarin ile yağlıyoruz. İlk kat yufkayı kenarları dışarıda kalacak şekilde tepsiye seriyoruz. Bir miktar sıvı harçtan döküp heryerine eşit gelmesi için fırça ya da karşık ile yayıyoruz. İkinci yufkayı ikiye bölüp yarısını tepsiye döşüyoruz. Sıvı harç döküp ikinci yarısını diğerinin üzerine seriyoruz. Yine sıvı harçtan sürüyoruz. Üçüncü yufkayı da ikiye bölüyoruz. İlk yarıyı döşüyoruz ve bu yufkanın üzerine hazırladığımız pırasalı iç malzemenin tamamını döküyoruz. Heryere eşit olarak dağıttıktan sonra üçüncü yufkanın ikinci yarısını üzerine döşüyoruz. Sıvı harç işlemini tekrarlayıp dördüncü yufkaya geçiyoruz. Bu yufkayı da ikiye bölerek aynı şekilde yufka-harç işlemi ile tepsimize döşemeye devam ediyoruz. Son yufkayı bütün şekilde son kat olarak seriyoruz ve bu aşamada tepsinin dışında kalan kenarları da içeriye topluyoruz. Hazırladığımız böreğimizi enine ve boyuna dilimliyoruz. Kalan sıvı harcı bir kaşık yardımı ile tüm böreğin üzerine eşit miktarda döküyoruz. Bu aşamada harcın kestiğimiz dilimlerin de arasına gitmesi önemli. O nedenle tepsiyi aşağı yukarı sallayarak harcımızı dağıtıyoruz.

Süslemek için varsa ya da arzu edilirse çörek otu ve/veya susam serpiyoruz.

Önceden 180 derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 25-30 dakika kadar pişiriyoruz.

Afiyetle,

Devamını Oku

28 Eylül 2008 Pazar

KIYMALI TEPSİ BÖREĞİ

0 yorum
Elde açılan böreğin hali bir başka oluyor..
Hele de açan kocanızsa :)



Yemekbahane'den SON DAKİKA görüntüsü...

Daha bu fotoğrafı çekeli 20 dakika bile olmadı, inanın... Sıcak sıcak yedik, sıcak sıcak tarifi veriyoruz:)

Tepsiyi tutan el, sevgili eşim Engin'in eli.. Zira bu börek %100 kendisinin ellerinden çıktı ve sahur soframızın başının tacı oluverdi..

Mübarek Ramazan ayının son sahuruna layık bir şeyler yapma arayışındayken Engin, ben börek açacağım diyince bunu pek yadırgamadım inanın. Çünkü bu onun ilk hevesi değil, zaman zaman börek açası geliyor adamcağızın, hoşgörmek lazım :)

Nasıl bir börek nasıl bir börek..

İnce ve çıtır çıtır bir börek..Tabii ki kıymalı..İşte tam hayali de buydu, kıymalı bir tepsi börek :)

Açtık Sofra dergisinin Eylül sayısını, arka fihristinden Hamur İşleri bölümünden bir börek hamuru seçiverdik kendimize.Beğendiğimiz bir hamuru hacimsel olarak ufaltarak bir hamur tarifi çıkarttık ortaya.İşte bizim böreğimizin tarifi :

Hamuru için:

  • 2 su bardağı un
  • 1 yemek kaşığı sulanmış yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 çay bardağı su

Ara malzeme:

  • 200 gr kıyma
  • 1 adet orta boy soğan
  • 1 adet kabukları soyulmuş domates
  • 2-3 adet sivri biber
  • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz
  • tuz, karabiber, kırmızı biber
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ

Üzerine sürmek için yumurta sarısı, aralara sürmek için sıvıyağ, varsa çörek otu (susam da olur)

2 su bardağı unu eliyoruz. Ortasını havuz gibi açıp yumurtayı kırıyoruz. Yoğurt, sıvıyağ, tuz ve suyu ilave edip yoğurmaya başlıyoruz. Yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. (Bu aşamada biraz daha un ilave etmeniz gerekirse ekleyebilirsiniz)

Hamurumuz toparlandığında üzerini bir bez ile kapatıp 20 dk kadar dinlendiriyoruz.

Bu arada iç harcını hazırlıyoruz.

Soğanları ince ince kıyıyoruz. Sıvıyağı bir tavaya alıp soğanları yağda hafifçe soteliyoruz. Soğanlar pembeleşince kıymayı ilave edip kavuruyoruz. Daha sonra ince doğranmış sivri biberleri ekliyoruz. Domates, maydanoz ve baharatını da ekleyip bir süre daha soteliyoruz. Ocağı söndürüyoruz.

Dinlendirdiğimiz hamurumuzu dört eşit bezeye ayırıyoruz.

26 cm çapındaki tepsimizi iyice yağlıyoruz (sıvıyağla)

Tezgaha un serpip bezeleri tepsi büyüklüğünde açıyoruz. Birinci yufkamızı açınca yağladığımız tepsiye alıyoruz, kenarları tepsinin dışında bırakıyoruz. Üzerine bir yumurta fırçası yardımıyla sıvıyağ sürüyoruz. İkinci yufkamızı üzerine yerleştiriyoruz ve hazırladığımız harcı ikinci yufkamızın üzerine eşit miktarda döküp iyice yayıyoruz. Üçüncü yufkamızı da harç koyduğumuz katın üzerine koyuyoruz ve yağlama işlemini tekrarlıyoruz. Son katı da koyup yanlarda kalan yufkaları da son aktın üzerine doğru topluyoruz.

Tüm katlarını tamamladığımız böreğimizin üzerine bolca yumurta sarısı sürüp, pizza dilimler gibi dilimliyoruz. Çörek otu ile süsleyip önceden 180 derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 20-25 dk kadar pişiriyoruz.


Böylelikle son sahurumuzu da lezzeti bol bir börekle kapatmış olduk.

Buradan herkesin bayramını kutlamak istiyorum..

Herkese sevdikleri ile birlikte, tatlı şeker gibi bir bayram diliyorum !

Ağzınızın tadı eksik olmasın!

Afiyetle kalın,





Devamını Oku

20 Nisan 2008 Pazar

MERCİMEKLİ BÖREK

0 yorum

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi konuklarım için ne hazırlasam diye düşünürken bloglar arasında okuduğum bir tarif aklıma geldi ve uygulamaya karar verdim.


Sonuçtan çok memnun kaldığım, yiyen herkesin tadını çok beğendiği bir börek oldu gerçekten de..

Malzemeler:

  • 20 adet milföy hamuru

  • 1 kase mercimek

  • 1 orta boy soğan

  • kırmızı biber, karabiber, tuz

  • 2 yumurtanın sarısı


    • Öncelikle mercimeği yaklaşık 20 dk kadar haşlıyoruz. Pişen mercimeğin suyunu süzüyoruz. Soğanı ince yemeklik şekilde doğrayıp , 2-3 yemek kaşığı sıvıyağda iyice yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. Pişen soğanlara mercimeği ilave edip birlikte kavurmaya devam ediyoruz. Baharatını ekleyip ocağın altını kapatıyoruz.



      Milföy hamurlarının ortasına hazırladığımız malzemeden koyup kenarlarından 4-5 şerit olacak şekilde hafifçe kesiyoruz. Kestiğimiz şeritlerden en baştakini ve en sondakini ortada mercimeklerin çevresinde birleştirip diğerlerini malzemenin üzerinde birleştiriyoruz.



      Hazırladığımız börekleri yağlanmış fırın tepsisine ya da yağlı kağıt üzerine dizip üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz.



      180 derecede sıcak fırında böreklerin üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.



      Afiyetle,

      Devamını Oku

      27 Mart 2008 Perşembe

      PATATESLİ ÇÖREK

      0 yorum


      Gelişim, ilerleme , inkişaf, tekamül olarak açıklanmış burada..
      İlerleme midir bilmem ama ... Ben bu tarifi ilk yazdığımdan sonra sanırım biraz yol katetmişim :)

      Tadını çok sevdiğim bu tarifin arşivlerde o silik fotoğrafla kalmasını istemediğim için bir kez daha yazmaya karar verdim.
      Acemi mutfak düşkünleri ... Yine korkusuzca deneyebileceğiniz, sapma riski olmayan bir tarif..

      Malzemeler:
      • 4 tane orta boy patates
      • 1 tane orta boy soğan
      • 2,5 su bardağı un
      • 3 yumurta
      • 2 paket kabartma tozu
      • 1 su bardağı sıvı yağ
      • 1 su bardağı yoğurt
      • 1 tatlı kaşığı tuz
      • karabiber , kırmızı biber , nane

      Patates ve soğanları ufak küpler halinde doğrayıp, diğer tüm malzemelerle derin bir kabın içerisinde karıştırıyoruz.

      Düz bir tepsiyi ya da kek kalıbını iyice yağlayıp hazırladığımız karışımı döküyoruz.

      Önceden ısıtılmış fırında (180 derece) üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

      Afiyetle,


      Devamını Oku

      19 Şubat 2008 Salı

      SOSYETE MANTISI

      0 yorum


      Hep ismi komik gelmiştir bana ... Şimdi bakıyorum bakıyorum... sosyetelik bir şey ortada yok :) Diğer taraftan düşünüyorum... Sosyete vakitsizlikten mantı yapamadığı için mi bunun adı böyle diye :) Adı nerden gelir bilinmez ama bizim evde şöyle bir gerçek var ... Sosyete mantısı Engin'e her şeyi yaptırır , inanılmaz bir ikna mekanizmasıdır :)
      Abartmayayım hadi :)

      Enginle gençken :) yani flört ettiğimiz dönemlerde (annem olsa gülerdi) evlilik hayallerimizin başrolünde vardı "Sosyete Mantısı" ... Engin'in canı çeker , ben mantıyı yapar, bir kaba koyardım.. Ya işyerine götürürdüm ya da bizim evin önünde arabada yedirirdim çabucağından sıcak sıcak :) Evlensek de evde yapsan bana şunu derdi :) Eeee erkeğin midesine giden yol bulunmuş hiç şaşar mı :)

      Geçenlerde nostaljisi gelen Engin Bey, "evlendik artık pek nadir yapar oldun... hani benim sosyete mantım?" diyince o kadar pastanın altından kalkan ben şu garip mantıcıktan mı erineceğim dedim cengaverce tuttum yufkacının yolunu... Akşam bizimkini görmeniz lazım... "Hep yap, daha sık yap" diyip durdu :) Şu erkekleri anlamak ne mümkün... Saatler harcarsın.. Ete, tavuğa, sebzeye vizyon katarsın ... yemez ... iki yufkaya kıymayı sar, yoğurdu dök senden alası yok :)
      Büyüklerimiz "daha ne istiyorsun? Bizim beyler gecede 3-4 çeşit isterdi, aynı yemeği ertesi gün yemezdi" diye benim gazı almaya gayret gösteriyorlar... :)
      İşte Engin'in başının tacı...Bence acemi mutfak tutkunlarına lezzetli bir alternatif..
      SOSYETE MANTISI
      Malzemeler: (4 kişilik)
      • 3 adet yufka
      • 200 gr kıyma
      • 1 adet orta boy soğan
      • kırmızı pul biber - karabiber - tuz
      • sıvıyağ
      • sarımsaklı yoğurt
      • 1 yemek kaşığı salça
      • 2-3 yemek kaşığı tereyağ

      Öncelikle bir tencereye soğanı rendeleyelim. Bir , iki yemek kaşığı sıvıyağ ilave edip kısık ateşte soğan ölünceye kadar kavuralım. Daha sonra kıymayı ekleyip , pişinceye kadar kavurmaya devam edelim. Kıymamız pişince (rengi oturunca) baharatlarını ilave edip ocağın altını kapatalım.

      Yufkamızın ilkini tezgaha serelim ve 8 eşit parçaya keselim .. (Ben mantıları küçük seviyorum, büyük isterseniz 4 parçaya bölebilirsiniz). Her bir üçgen parçanın geniş kısmına iç malzemesinden koyup önce ince tarafına doğru rulo yapalım, sonra içe içe , gül böreği gibi saralım...Tüm yufkalara bunu uygulayalım.

      Geniş bir tavaya sıvıyağ dökelim ve orta ateşte yağın kızması için bekleyelim. Kızgın yağa hazırladığımız börekleri atalım ve alt üst kızaracak şekilde pişirelim. Pişenleri , peçete serili bir servis tabağına ,fazla yağını almak üzere alalım.

      Ayrı bir tavada tereyağını eritelim.Salçayı ilave edip bir miktar su ekleyelim...

      Kızarttığımız mantıların üzerine sarımsaklı yoğurt ve salçalı sosu döküp servis edelim.

      Afiyetle,

      Devamını Oku

      5 Şubat 2008 Salı

      SOSİSLİ VOLOVAN

      0 yorum


      Gelen son konuklarım için hazırladığım davet menüsüne kaldığımız yerden devam edebiliriz diye düşünüyorum ....


      Malzemeler:


    • 20 adet volovan

    • yumurta sarısı

    • 200 gr kokteyl sosis

    • 2 adet sivri biber

    • 2 yemek kaşığı salça

    • 10-12 adet cherry domates (2'ye bölünmüş)

    • karabiber - tuz - kekik

    • 1 su bardağı sıcak su

    • 3 yemek kaşığı sıvı yağ

    • 100 gr rendelenmiş kaşar


      • Ne zamandır internette dolanırken rastladığım volovan tariflerini okuyup, denemek istiyordum.. Volovan hamuru aslında milföy hamurundan evde de yapılabilir... Ama ben Metro markette rastlayınca hazırını kullandım...


        Volovan yapılışı :


        Evde yapmak istenirse milföy hamurlarını su bardağı ile yuvarlak şekilde (ya da herhahngi bir kurabiye kalıbı da olabilir) kesmek gerekiyor. 20 adet milföy hamurundan yapılınca, elde edilen 20 yuvarlaktan 10 tanesinin ortası da çay bardağı ile tekrar kesiliyor. Alt tarafa tam yuvarlak üzerine de çember şeklinde olanı koyup, ikili takımlar elde ediliyor.Yumurta sarısı sürüp, çatalla çeşitli yerlerinden delip, fırında pişiriyoruz.


        Ben hazır aldığım 20 tane volovan hamuruna yumurta sarısı sürdüm ve çatalla delikler açıp yağlı kağıt serdiğim fırın tepsisine dizdim ve 200 derece fırında kızarana ve kabarana kadar pişirdim.


        Fırından çıktıklarında bardak gibi gözüküyorlardı...


        İç malzeme :



        Sıvıyağı tavaya koyuyoruz. İnce doğranmış biberleri kavurmaya başlıyoruz.Sosisleri de ufak ufak dilimliyoruz ve biberlerle kavurmak üzere tavaya alıyoruz. Sosisler renk değiştirince sıcak suda erittiğimiz salçayı ilave ediyoruz. Baharatlarını da ilave edip, son olarak domatesleri koyuyoruz. Hafifçe suyunu çekene kadar kaynatıp , ocağın altını kapatıyoruz.


        Bu malzemeyi volovanların içine doldurup , üzerlerini rende kaşar ile süslüyoruz.
        Misafirleriniz geldiğinde , 5 dk önce ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 5 dk kadar volovanları tutarsanız, sıcacık ve lezzetli bir ikramınız olacaktır.
        Bu arada volovan hamurunun iç malzemesini çeşitlendirmek mümkün... Hatta soğuk olarak ikram etmek de.. Mesela akşam yemeğine gelen misafilerinize içine patlıcan salatası doldurulmuş volovanların olduğu bir tabak hazırlarsanız çok ilgi çekecektir...
        Afiyetle kalın,
        Devamını Oku

        28 Aralık 2007 Cuma

        SEBZELİ ÇİN BÖREĞİ

        0 yorum

        Çin Böreği , uzun zamandır denemeyi istediğim bir şeydi.. Ama Engin'ciğimin malum pek sebze ile arası yok; o nedenle kendimize yapmaya açıkçası pek cesaret edemedim.
        Kızların gelişini fırsat bilerek mönüyü oluştururken hemen başa koydum bu böreği :)
        İçini daha pişirirken ben benden geçmiştim bile ... Sadece içini tavuk ekleyip yaparak bir yemek hazırlamayı da ihmal etmeyeceğim, çünkü enfes kokuyordu...

        Malzemeler: (20 adet börek için)
        • 5 adet yufka
        • zeytinyağ
        • 2 adet pırasa
        • 2 adet kabak
        • 2 adet havuç
        • 2 adet kırmızı biber (kambo biber)
        • 2 adet çarliston biber
        • 1 kase soya filizi
        • 3-4 yemek kaşığı tatlı ekşi erik sosu
        • 2 yemek kaşığı soya sosu
        • tuz-karabiber-kırmızı pul biber-köri-kimyon-tarçın
        • galeta unu
        • 2 adet yumurta

        Ben vog tava kullandım ama normal tavada da iç malzemeyi pişirmeniz mümkün.

        Öncelikle tüm sebzeleri jülyen doğruyoruz. (Zerrin'cim mutfak okulunda bu bilgileri son derece güzel anlatmış)

        Zeytinyağını (arzu ettiğiniz miktarda, ben 3-4 yemek kaşığı kadar koydum) tavaya koyuyoruz.

        Öncelikle pırasayı koyuyoruz ve kavurmaya başlıyoruz.(Ocağımızın ateşini kısıkta tutalım...)

        Pırasa yumuşayınca , kabak, havuç, biber çeşitlerini ekliyoruz.Sebzeler tabiri caizse ölünce (???!!) erik sosunu ve soya sosunu ; tüm baharatları ekliyoruz. (Bu aşamada bir miktar sıcak su da ekleyebilirsiniz ama çok olmaması lazım!)Pişmesine yakın soya filizlerini de ekliyoruz ve tavanın ağzını kapatıp kaynamaya bırakıyoruz.

        İşte bu harç yemek ya da garnitür olarak süper olur !!!!

        Yufkalarımızdan bir tane alıp yarısını fırça yardımı ile yağlıyoruz. Diğer yarısını üzerine kapatıp , yufkayı dörde (üçgen) bölüyoruz. Geniş kısmına harcımınızdan koyup, sigara böreğinden kalın olacak şekilde sarıyoruz. Tüm yufkaları bu şekilde sarıp bitiriyoruz.

        Bir kaseye yumurtaları kırıp çatal ile çırpıyoruz. Bir başka kaseye de galeta unu döküyoruz. Sardığımız börekleri önce yumurtaya sonra galeta ununa buluyoruz.

        Bu aşamadan sonra ister kızartabilir, isterseniz 180 derecede ısınmış fırında pişirebilirsiniz. Ben fırında pişirmeyi tercih ettim. Daha hafif oldular.

        Üzerleri kızarınca fırından aldım ve yine tatlı ekşi sos ile servis yaptım.

        Haaa bu arada sebze sevmeyen olursa diye içerisine peynir koyup hazırladım bir kısmını da.. Galeta unu değişik bir tat verdi, onu da denemenizi tavsiye ederim...

        Ne zamandır sobelenmemiştim :) Fidan'cığım sağolsun pas atmış, tutmamak olmaz... Hakkımda 7 gerçek için hazır olun :))

        1. Çocukken yatmadan önce ettiğim dualarımda hep "Allah'ım n'olur yarın sabah zayıf uyanayım, bir güncük lütfen !!" diye dua ederdim :) Çok komiğim ... Hala arada böyle dua ettiğim oluyor :) Ama sonuç .... ??? :)
        2. Adımın hep "Filiz" olmasını isterdim ???
        3. Hayatımda hiç "o'nu" özlemedim ... (o= nüfus cüzdanımda sadece adı yazıyor)
        4. Hiç büyümek istemiyorum... O yüzden pastalarım ve kurabiyelerim beni çok mutlu ediyor..
        5. Yalnız başına bir yere gitmekten hiç hoşlanmam, mümkünse ertelerim ya da iptal ederim.
        6. Acıkmadan yemek yiyebilenlerdenim :)
        7. Çok kolay ağlarım , bazen reklamlarda bile ağladığım oluyor !!! Üçe kadar sayıp ağlayabilirim ...

        Kime sobe?? ...Müge'ye , Gülriz'e , Yasemin'e

        Kütük pasta tarifi ve yılbaşına dair herşey pazartesi günü Yemekbahane'de ...

        Afiyetle Kalın,


        Devamını Oku