
Yazdan kalma süper güneşli bir hafta sonunda yapılabilecek ne kadar güzel şey varsa yaptım diye düşünüyorum ve yorgun ama neşeli bir halde bu satırları yazıyorum... Uzun zamandır ertelediğim bir kaç hedef bu hafta sonu kendiliğinden oluverdi...Güzel de oldu...
Bir ekmek+çörekcik imalatı , sıcak bir çorba, güzel bir kahvaltı, kuzenle yapılan Topkapı Sarayı gezisi + zorla çiğköfte yedirme seansı:))) Baya çok şey yapmışım gerçekten yazınca ben de farkettim ama önce ekmeklerden başlayalım...
Uzun zamandır beyaz unu hayatından çıkarmaya çalışan ben hazır aldığı gıdalarla bunu yavaş yavaş başarmaya başladı. Ancak tabiki damak tadınıza göre herşeyin çok çeşidini bulmak pek mümkün olmuyor. Benim bu konulara ilgimi bilen dayım Ramazan Bayramı için kendilerini ziyarete gittiğimde bu sene ürettiği tam buğday, arpa ve mısır unlarından bana da hazırlamıştı ve bu artık kendin yap yolunda bir mesajdı bana. Bu unlardan yapılan tek üretimi annem yapıyordu. Ama annem yurt dışına çıkınca ve ben onun bir kaç ay daha bana gelmeyeceğine kanaat getirince kendim geçtim unların başına.
Geçen günlerde yaptığım ilk kekcik tarifimi biliyorsunuz. Şeker yerine pekmez, beyaz un yerine tam buğday kullanmıştım. Ancak bu hafta ekmeğin de çöreğin de mayalısını yaptım.
İnternet üzerinden tarifleri incelediğimde daha çok tam buğday, kepek ve çavdar unu kullanıldığını gördüm. Sizin oralarda nasıldır bilmiyorum ama Giresun'da yüksek köylerde arpa da yetiştirilir ve bildiğimiz yufka şeklinde ekmeği yapılır. Biz de ailecek bu ekmekleri yoğurda doğrayıp yeme konusunda ustayız... Bizim arpa unuyla olan yarenliğimiz böyle bir mazisi olduğu için yaptığımız ekmeklere genelde arpa unu katıyoruz. Kendimiz bir süre yapamasak bile anneannemden isterdik.
Şimdi ekmek yapmak için mutfağa girdiğimde okuduğum ve annemden gördüğüm tarifleri bir araya getirerek bir ekmek yaptım. Çıkış noktam
Açık Büfe 'deki Cevizli Tam Buğday Unlu Ekmek tarifiydi. Yapım aşamasında bu tarife sadık kalmakla birlikte arpa unu takviyesi ve bir Giresunlu olarak ceviz yerine fındık kullanmak suretiyle ufak tefek değişiklik yaptım.
Açık Büfe'ye teşekkür eder, tarifimi buracıkta sunarım...
Tam Buğday Unlu Fındıklı Ekmek
2 su bardağı tam buğday unu
1 su bardağı arpa unu
1 su bardağı beyaz un
1 paket instant maya
1 tatlı kaşığı tuz
2 adet kesme şeker
1 su bardağı orta irilikte kıyılmış fındık içi
3-4 kaşık keten tohumu
½ çay bardağı ılık süt
3 su bardağı ılık su
Unları yoğurma kabına eleyip tuzu ekleyelim. Unun ortasını havuz şeklinde açıp mayayı, şekeri koyup yavaş yavaş karıştırmaya başlayalım.
Havuzdan başlayarak hamuru yoğurmaya başlayalım. Ilık suyu azar azar ekleyerek hamuru istediğimiz kıvama getirelim. İyice yoğurduktan hamuru 30-35 dakika mayalandıralım.Biraz mayalanmış olan hamuru unlanmış tezgah üzerine alıp elimizle yaklaşık 25 cm çapında açalım. Kıyılmış fındıkları ve keten tohumunu hamurun üzerine serpelim. Hamuru tekrar yoğuralım.
Hafifçe unlanmış kalıba hamuru yerleştirip, üzerine çizikler atalım ve 50 derecelik fırına hamuru koyarak 40-50 dakika daha mayalandıralım.Hamur kabarıp iyice yükselince, ekmeğin yüzüne biraz süt sürüp fırının ısısını 200 dereceye çıkaralım.
Ortalama 45-50 dakika pişirin. Pişen ekmeği fırından alarak hafifçe suyla nemlendirelim ve bir beze sararak ve soğumaya bırakalım.
Ben ortaya çıkan sonuçtan çok memnun kaldım. Yani ilk ekmek denememde böyle bir sonuç almak beni çookkk mutlu etti. O mutlulukla heralde fotoğrafta da gördüğünüz ufak tatlıları yaptım kendime.
Hamuru fırına koymadan önce küçük bir parça kopardım. Bu parçayı biraz tarçın ilavesiyle tekrar yoğurdum. Daha sonra kıyılmış fındık, tarçın ve kuru kayısıdan oluşan bir harç yaparak küçük bezelerin içine koyup yuvarladım. Yaklaşık 7-8 tane böyle beze yaptım ve küçük bir tepside ekmekle birlikte fırına koydum. Aynı mayalanma süresini ve aynı süt sürme işlemini minik çörekciklere de yaptım. Sonuç şekersiz ama başarılı tatlıcıklar olmuştu. Bir arkadaşım fındık çuvalcıklarından almak için uğradığında atıştıracak aperatif bir şeyin var mı diye sordu ve ben de ona bu çörekciklerden ve ekmekten ikram ettim. Yoldan aradı nerden aldıysan orayı söyledi kendin yaptıysan da tekrar yap dedi:)))
Yani bir Özgür bir de ben yedik şimdilik... İkimiz de çok sevdik... Umarım sizler de beğenirsiniz...
Bu arada bu ekmek yalnız değildi tabiki...Bence bir ekmeği en güzel bütünleyecek şey kahvaltıdır. Eğer kahvaltı öğününde değilsek o zaman kesinlikle çorbadır. Ben de bu doğrultuda kendime bir çorba yapayım dedim. Uzun zamandır canım kırmızı mercimek istiyordu ve seçimim bu yönde oldu. Ancak bu sefer birazcık farklılık yaptım ve bildiğimiz kırmızı mercimek, soğan, havuç üçlüsüne bir de kabak kattım. Bunu bir tavsiye olarak bir yerlerde okudum gibi hatırlıyorum ama çıkaramadım. Tüm malzeme iyice pişince blendırla pürüzsüz hale getirdim. Nane, limon takviyesiyle beraber ekmeğe katık yaptım. Sevdim ben ikisini de ...