kahvaltı seçenekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahvaltı seçenekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2009 Pazar

HAMUR KIZARTMASI

0 yorum
Pazar sabahı kahvaltıları bizim için son derece önemlidir. Misafir ağırlanır, dışarıda çeşitli mekanlarda çeşitli tarzlarda alternatif kahvaltı mekanlarına gidilir.. O gün kahvaltı bir seramoniye dönüşür diyebiliriz sanırım çoğumuzun evinde. Haftaiçi harala gürele çoğu kez ayaküstü geçiştirilen öğünün hakkı sonuna kadar verilmeye çalışılır. Hamur kızartması da böyle sofralara layık bence. Haaa yazın havuz deniz dönüşü yapılan o beş çaylarının da kulağını çınlatmazsak olmayacak, hamur kızartması denince benim aklıma bak onlar da geliverdi işte :)
Çoğu zaman mahallenin fırınından alınan ekmek hamurunu kızartırız ama ben artık bu işi de evde yapıyorum. Bunun için ekmek makinamı kullanıyorum. Eğer ekmek makinası yoksa da ılık bir mekanda hamuru mayalandırıyorum.

Malzemeler:
  • 1 + 1/8 su bardağı oda ısısında su
  • 2 dolu çay kaşığı tuz
  • 2 dolu yemek kaşığı toz şeker
  • 2 dolu yemek kaşığı zeytinyağ
  • 3 su bardağı un
  • 2 dolu çay kaşığı instant (kuru maya)
  • Ayrıca şekillendirmek ve kızartmak için sıvıyağ
  • Susam-çörekotu karışımı
  1. Tüm malzemeler makina ya konur ve makinanın mayalama fonksiyonu çalıştırılarak yaklaşık 1,5 saat içerisinde ekmek hamuru elde ediyoruz.Eğer makina yoksa tüm malzemeler bir kasede yoğuruyoruz. Bu kasenin üzeri hafif nemli bir bezle örtülür ve bir mutfak havlusuna sarılarak, sıcak bir ortamda yaklaşık 1 saat kadar mayalanmaya bırakıyoruz.
  2. Bir kaseye bir miktar sıvı yağ koyup avuç içi hafifçe yağlıyoruz. Mayalanan hamurdan ceviz büyüklüğünde kopartılarak yağlanan elde hafif hafif açılarak şekillendiriyoruz. Şekil verilen hamurları bir tepsiye diziyoruz.Üzerlerine susam-çörekotu karışımında serpiyoruz. Bu şekilde tepsi mayası alması için 15 dk kadar bekletiyoruz.
  3. Kızartmayı yapacağımız tencere/tavaya sıvıyağ koyup kızdırıyoruz. Kızan yağa hazırladığımız hamurları atıp ters yüz ederek kızartıyoruz.

Afiyetle,


Devamını Oku

26 Şubat 2009 Perşembe

SÜTLÜ SOMUN

0 yorum

Rahmetli dedem fırıncıydı. Evlerinin altında yer alan fırının ısıttığı sıcacık taşların üzerinde yürümeyi, bir de geceyarısı köylere gidecek ilk parti ekmeğin çıkmasını çok severdim. O ilk parti geceyarısı saat 2-3 gibi çıkardı ve biz yatmadan o ekmeği beklerdik.
Yanında sadece taze tereyağ ve keçipeyniri diye adlandırdığımız tuz-karabiber-kızmızıbiber-nane-kimyon vb baharatların karışımı.. O ekmeği fırından çıkınca taşımak çok ciddi bir süreçti, bilen ellerin yapması gereken bir süreç.Bunu da anneannem yapardı.Yılların sertleştirdiği avuçları artık sıcağı duymayan anneannem üzerinde dumanlar tüten ekmeği masaya koyar ve sadece ortadan ikiye bölmesi ile odanın içini hem muhteşem bir koku hem de kocaman bir buhar bulutu sarardı.
Ekmek kokusu o yüzden bana çocukluğumu hatırlatır.
Cumartesi sabahı kahvaltıya gelen konuklarıma ekmek yapmayı zaten planlamıştım. Ama farklı bir tarif denemeyi istediğim için son dönemde zevkle takip etmeye başladığım 40fırınekmek adındaki sitede araştırma yaptım. Sonrasında bu tarifi buldum.
Makinasız yapılabilen son derece pratik ve lezzetli bir ekmek oldu. Kokusu ise çocukluğumu aratmayacak kadar güzeldi gerçekten!

Malzemeler:
  • 3 bardak beyaz un
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 1 silme tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta
  • ¾ bardak süt
  • 1 tatlı kaşığı instant kuru maya
  • 50 gram tereyağı, yumuşak

Ben yine ekmek makinasına tüm malzemeleri koyup, hamur programında mayalandırdım.

1,5 saat sonunda hamuru iç eşit parçaya ayırdım ve saç örgüsü formunda şekillendirip yağlı kağıt serdiğim tepsiye koydum.

Yaklaşık 30 dk kadar da tepsi mayası alması için ılık bir yerde beklettikten sonra üzerine hafifçe un serpip önceden 190 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirdim.

Cumartesi akşamından hamuru hazırlayıp, pazar sabahı harika bir ekmekle sevdiklerinize süpriz yapabilirsiniz hem de evde makinanız olmasa dahi.

Afiyetle,

Devamını Oku

24 Şubat 2009 Salı

YİNE BİR KAHVALTI VE EV YAPIMI GRİSSİNİ

0 yorum
Ne demişler..Kral gibi kahvaltı et, prens gibi öğle yemeği ye.. Akşam yemeğinde de fakir gibi ol.
Kral gibi oldu mu bilmem benim sofra ama iki tane kraliçe (aslında üç) konuğum vardı geçtiğimiz cumartesi sabahı.

Günaydın peçetelerimle karşıladım onları..En sevdiğim renkle..Turuncunun iştah kabartan, mutlu eden sıcaklığıyla. Ama renkler karın doyurmaz elbet.
Bir menü oluşturmak da lazımdı. Beklentiler yüksek, "senin gibi blogcunun evine geliyoruz çok ama çok aç gelicez" cümlecikleri havada uçuşuyor.


Ne yapmak lazım ? Bakalım.. Kahvaltılıklar tamam..
Yasemin'de gördüğüm doldurulmuş domatesler bir renk kattı.. O da tamam.. Ortaya menemen, salçalı sosis, reçel, bal..
Bir de artık her kahvaltının demirbaşı olan muhammara.


Sağolsun Uno da Kruvasan göndermişti, onlar da güzelce piştiler..

Ben bir ekmek yapayım en iyisi.. Ama ne ve nasılı bir sonraki yazımda anlatayım.

Şurada bir tarif okumuştum, ilgimi çekmişti..

Denemenin tam sırası..

İşte ev yapımı grissini..



Malzemeler: (Aşağı yukarı 40 adet)
  • 3 bardak beyaz un
  • 1 yemek kaşığı kurutulmuş biberiye
  • 1 silme tatlı kaşığı tuz
  • 1½ tatlı kaşığı instant kuru maya
  • 1 bardak su, oda sıcaklığında
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı

Ben ekmek makinasında yaptım ancak sizler burada yazıldığı gibi elde ya da mikserin yoğurma aparatı ile de yapabilirsiniz.

Ekmek makinasına tüm malzemeleri koyup, hamur modunda çalıştırıyoruz. Bu hamurun önce yoğurulmasını sonra da mayalandırılmasını sağlıyor. (Bu mod benim makinamda 1,5 saat sürüyor)

Mayalanan hamurumuzu tezgahın üzerinde yaklaşık 0,5 cm kalınlığında açıp bir bıçak ya da pizza ruleti ile şeritler halinde kesiyoruz.

Pişirme kağıdı serili tepsiye kestiğimiz şeritleri hafifçe sallayarak aralıklı olarak diziyoruz.

Ben tepsiye dizdikten sonra 15 dk kadar da tepside mayalanmasını bekledim.

Önceden ısıtılmış (190 derece) fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

*** Kepek unlusunu deneyeceğim yine.. Harika bir sonuç verdi, kimse evde yapıldığına inanamadı. Neyseki biraz hamur artmıştı da ikna edebildim :) Bunu biberiye dışında farklı aromalarla da yapmak mümkün. Peynirli, biberli gibi...

Afiyetle kalın,

Devamını Oku

16 Şubat 2009 Pazartesi

SANDVİÇ EKMEĞİ

0 yorum
Soğuk bir pazartesiden selamlar. Haftasonu sofralarınız ve ev yapımı sandviçleriniz için bir ekmek tarifi ile karşınızdayım.

Sandviç ekmeği özellikle ilk fırından çıktığında çok cezbedici oluyor bu konuda özellikle uyarmak istiyorum. Ufacık şeyden ne çıkar diyip kendinizi sakın kaptırmayın, benden söylemesi :)

Ben tüm malzemeleri ekmek makinasına koyup "Hamur" programında 1,5 saat mayalandırdım. Makina olmadan ısısı yüksek bir yerde de mayalandırmaya bırakabilirsiniz. Formu itibari ile bu ekmeği fırında pişiriyoruz. Dolayısıyla makina olmadan da yapılabilecek bir tarif diyebiliriz.

Malzemeler
***(900 gr hamur) Yaklaşık büyüklüğüne göre 20 adet sandviç ekmeği çıkıyor. Ben çok küçük tutmadım, isterseniz daha ufak yapılabilir.

  • 1+ 1/2 cup su
  • 1 büyük ölçek toz şeker
  • 1 büyük ölçek sıvıyağ
  • 1 küçük ölçek tuz
  • 4 cup un
  • 1 + 1/2 küçük ölçek instant maya

Üzeri için :

  • 1 adet yumurtanın sarısı
  • süslemek için yulaf (susam-çörekotu-haşhaş vb kullanılabilir)

Tüm malzemeyi sırasıyla makinanın kabına ya da yoksa karıştıracağımız kaba koyalım. Makina varsa Hamur programında 1,5 saatlik işleme tabii tutalım.

Makina yoksa yoğuralım ve yaklaşık 1 saat kadar mayalanmaya bırakalım. Kabın üzerine bir bez örtelim ve kabı mümkünse sarıp sıcak bir yerde bekletelim.

Mayalanma işlemi sonrasında sıvıyağ ile yağladığımız elimizle yuvarlak şekil verelim. Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsimize aralıklı olarak dizelim. Üzerlerine yumurta sarısı sürelim ve yulaf serpelim.

Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirelim.

Afiyetle,

Devamını Oku

17 Aralık 2008 Çarşamba

CEVİZLİ EKMEK VE YENİ BİR KAHVALTI SOFRASI

0 yorum

Zaman yine su gibi akıp gidiyor. Ben o mucizeye tanık olduğumdan beri 4,5 ay geçti de gitti bile. Prenses arkadaşımın prens oğluşu büyüdü de Müge Teyzesi (bana Müge demesini istiyorum ama) ve Engin Amcasını (Amca süper oldu) ziyarete geldi.

Sinem ile organizasyonu yaparken aldığım sıkı tembihler neticesinde standart kahvaltı formatının dışına çıkmadım, börek , çörek , tatlı hiçbiri yoktu bu sefer.





Klasik kahvaltı seçeneklerine ilave olarak, Muhammara ve Közlenmiş Kırmızı Biber ile biraz renk katmaya çalıştım.




Bol tereyağlı sucuklu yumurta ile biraz yaramazlık yapsam da ne yalan söyleyeyim söz verdiğime pişman olmadım değil :) Şöyle bir açma falan mı yapsaydım diye düşündüm durdum masada otururken.





Ama ekmek yapmamam noktasında bir kısıt yoktu o nedenle akşam yatmadan Cevizli ekmek malzemesi koydum makinama.



Malzemeler: (700 gr somun boyutu + orta renk kabuk + beyaz ekmek programı)
  • 1 + 1/8 cup su - ılık (makinanın içinden cup ölçüsü de çıktı, onunla ölçtüm) (su bardağı ile aynı boydaydı..)
  • 2 büyük ölçek zeytinyağ (bu da makinanın bir aparatı) (4 yemek kaşığı kadardı)
  • 2 küçük ölçek tuz (2 çay kaşığı kadar)
  • 2 büyük ölçek toz şeker
  • 1/2 cup dilimlenmiş siyah zeytin (Fora'nın dilimli zeytinlerinden)
  • 3 cup un
  • 2 küçük ölçek aktif kuru maya (Dr. Oetker instant maya kullandım)
Hazır konumuz ekmeğe gelmişken Uno, yeni bir oluşum başlattı ve Blogger Sofrası'nı kurdu. İyi Yaşamak için İyi Ekmek sloganı ile besin değeri yüksek ekmek yemeye teşvik eden Uno'dan çok güzel bir süpriz paket aldım geçenlerde. İçinden hem de en sevdiğim çeşitlerin çıktığı bir paket dolusu Uno lezzeti.


Özellikle bu şekilde içinde değişik lezzetlerin olduğu ekmeklere bayılıyorum. Özellikle Uno'nun "Çok Tahıllı Ekmek" çeşidini yemeyi çok seviyorum.

İşe gelirken kahvaltı olarak genellikle 2 dilim çok tahıllı ekmek üzerine sürülmüş muhammara ve arasına konmuş 3 dilim dil peynirli sandviçi hazırlıyorum.



Bu güzel ve birbirinden çok farklı, her zevke uygun bir lezzetin muhakkak bulunduğu Uno'nun ekmek çeşitlerinden farklı tarifler hazırlayarak sizlerle paylaşacağım.

Diğer kahvaltı sofralarım:

http://yemekbahane.blogspot.com/2007/08/ye-25-kahvalti-patatesli-yumurta.html

http://yemekbahane.blogspot.com/2008/03/isim-karti-kurabiyeleri.html

http://yemekbahane.blogspot.com/2008/07/sezon-ailii-balkonumuzda-konuklarimizla.html

http://yemekbahane.blogspot.com/2008/05/davet-sofralarindan-eitlemeler.html

Afiyetle,
Devamını Oku

30 Kasım 2008 Pazar

KONUKLARIM & ÖZEL GÜNLER YUMAĞI

0 yorum

Bayılıyorum misafircilik oynamaya.Beni artık az çok tanıyorsunuz; misafirim oldukça yeni bir şeyler ikram etme hevesim vardır. Cumartesi günü misafirlerim olduğu için daha bir güzel uyandım sanki, mutlu kalktım yatağımdan.

Gelen konuklarımın yeniliklere ve değişikliklere olan bakış açısından yana son derece rahat olduğum için gönül rahatlığı ile onlara özel bir menü oluşturdum.Eski ve yeni tariflerden karma bir çeşitleme sundum onlara.

Aslında buluşma günü belirleme aşamasında daha aramızda bir "YEMEKTEYİZ" geyiği almış yürümüştü. "Yemekteyiz" programını artık sanırım duymayan kalmamıştır. Şahsi görüşüm gereği pek içeriğini tasvip etmediğim bu programın komik unsurları misafirlerim ve benim aramda güzel malzeme yarattı diyebilirim."Damak tadıma uydu, uymadı.." "Hazır yufka ile börek mi yaptın?" :) gibi formata has anektotlar masamızı renklendirdi .Konuklar gurme kıvamında, işbilir olunca hazırlıklarım daha da bir mana kazandı tabii. Kim bu konuklar dediğinizi duyar gibiyim.
Adaş şekerim ve Yaso'cum hem de dünyalar tatlısı oğlu Sencer ile bizdeydiler cumartesi günü. Son derece keyifli bir gündü, sohbeti bol, tabii yemesi bol :)

Menümüzde :














    • Baklava Yufkasından Ispanaklı Börek (Tarifi gelecek)






    • Elmalı Turta (Tarifi gelecek)







    • Panda Pasta (Tarifi gelecek)


    • Kıymalı Pide - Yine fotoğrafını çekmeyi unuttuğumu tüm pideler bitince farkettim malesef :(


    Tarifini vereceğim ikramlarım için sıra ile bilgi veriyor olacağım, fazla bekletmeme sözü vererek.



    Yazının başlığında yer alan "konuklarım" kısmı tamam...



    Şimdi gelelim diğerine; özel günlere...



    Dün dünyalar tatlısı anneciğimin , bugün de kader arkadaşım, can yoldaşım bir tanecik kocacığımın doğumgünleri.. En sevdiğim iki kişinin üst üste doğumgünlerinin olması bana hep bir mesaj kıvamında gelmiştir.







    Kahvaltı sofrasında benim için bir fenomen olan Polonezköy'de yer alan POLINA'da bir ailecek bir kahvaltı sonrasında kutladık doğumgünlerini dün..Bu da onları için kendi yaptığım minik doğumgünü pastasından bir kesit.

      Canlarım! İyi ki varsınız, iyi ki benim hayatımdasınız..

      Sizi çok seviyorum !

    Devamını Oku

    28 Kasım 2008 Cuma

    ÇITIR SOSİS & YOĞURTLU DİP SOS

    0 yorum
    Öncelikle bu fotoğraf için sizlerden özür diliyorum. Tam ikram etmek üzereyken konuklarımın önünden alıp makinaya sarılınca sonuç haliyle bu fotoğraf oldu :(

    Görseli kötü, tadı muhteşem bu ikramı, kahvaltıya, çaya ya da yemek sonrası içki için gelen konuklarınıza gönül rahatlığı ile sunabilirsiniz. Emin olun, bu ne? nasıl yaptın? gibi sorular alacaksınız? Yapılışı o kadar kolayki, anlatması da yemesi kadar kısa sürecek :)

    Malzemeler:

    • Sosis (Kaç kişiye ikram edecekseniz sayıyı ona göre ayarlayabilirsiniz)
    • Yufka (Genelde 1 adet yeterli oluyor)
    • Kürdan
    • Kızartmak için sıvı yağ

    Sosisleri dilimliyoruz. Bir gazoz kapağı ya da ufak yuvarlak bir kalıpla üst üste katladığımız yufkayı kesiyoruz. Bir sürü yuvarlak yufkamız oluyor. Kürdanlara bir sosis, bir kaç kat yuvarlak yufka şeklinde sırayla diziyoruz.

    Hazırladığımız bu kürdana dizili sosis ve yufkaları kızgın yağda kızartıyoruz.

    Bu ikramı şu dip sosla ikram edebilirsiniz :

    • 2 yemek kaşığı yoğurt (tercihen sarımsaklı)
    • 3 yemek kaşığı mayonez
    • 1 çay kaşığı kuru nane
    • 1 yemek kaşığı ince kıyılmış dereotu
    • tuz

    Afiyetle,

    Devamını Oku

    11 Temmuz 2008 Cuma

    MUHAMMARA

    0 yorum
    Işık için :)

    Başlığa anlam mı veremediniz? Anlatıyorum hemen :)
    Işık , benim sıkı bir takipçim .. Aynı şirkette çalışıyoruz ve biliyorum ki hiç bir yazımı kaçırmadan takip ediyor !
    Bu sabah bana şöyle bir mail attı :)
    Aynen copy-paste ediyorum mailde yazdıklarını ...

    "Aaaa kac gundur bak bak kahvaltı sofrası... Zaten baktıkca canım cekiyo. Yeni yemekler istiyorummmm ;)))"

    226. yazımı yazmama vesile olan, beni dürten Işık'a bu yazımı ithaf etmeyeyim de kime edeyim hele bir söyleyin bana :)

    Yaz gelince geleneksel "Blog Rehavetleri" benim de üzerime çöktü sanırım.. Yoksa var . Bir sürü pasta ve tarif var bekleyen dile gelmeyi..Ama bir tembellik.Hani konusuz koymama düsturu var ya ben de :) Şimdi uzun uzun ne anlatsam diye düşünmeye üşenmek; başka bir şey değil anlayacağınız..

    Çok eskiye gitmeden elimi son yazımdaki masada duran Muhammaraya atayım bari dedim ...
    Muhammarayı çok duydum ama hiç yememiştim. Alaçatı seyahatimiz esnasında kaldığımız otelde sabah kahvaltılarında yemek nasip oldu ilk kez.. Eğer ekmeği fazla yemekten korkuyorsanız yapmayın, yapmak isteyenlere mani olun.. Sonra uyarmadı demeyin bak :)

    Çünkü yok böyle bir şey...
    İnsanın süresi, ısırası sonra yine süresi ve yine ısırası geliyor.. Ardı ardı devam eden bu eylem sizi o kadar mutlu ediyor ki birden bire tek hissettiğiniz şey önünüzde sürecek bir şey kalmadığında duyduğunuz öksüz kalmış duygusu ... Biraz daha olsa yine yerdim diyorsunuz ve ertesi sabah olsa da kahvaltı etsek diye düşlere dalmaya başlıyorsunuz :)

    Muhammarayı bu kadar bohem bir kıvamda bir ben anlatmışımdır sanırım :) Atla deve değil.. Salça, baharat, ceviz ve zeytinyağının bir arada oluşunun verdiği bir mutluluk sadece ama sanırım ben bağımlı olmak üzereyim :)

    En son bu kadar bir yiyeceğe sanırım 10'lu yaşlarımda tutku ile bağlanmıştım.. O da Mc Donald's
    tutkum :) Sadece ve sadece double cheeseburger için yolumu hala değiştirebilirim , tüm yasaklarımı delebilirim :)

    Neyse ... biz muhammara üzerine mübalağa yapmaya devam edelim ve tarife geçelim..
    Tabii bu mübalağa kısmında değil, esas..

    Size tam bir ölçü vermeyeceğim.. Bu ölçüleri kafanızda bence değiştirebilirsiniz.. Kullandığınız salçanın tuz oranına , ne kadar baharatlı seveceğinize göre eklerken hafif hafif tatmalısınız diye düşünüyorum. Benim yaptığım ölçüler:

    • 4 yemek kaşığı tepeleme domates salçası
    • 1 su bardağı ceviz (Rondodan hafifçe geçirdim, iri kıyılmış)
    • 1 çay kaşığı tuz
    • çay kaşığının ucu ile karabiber, kırmızı biber, kimyon, yenibahar, kekik
    • 2-3 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
    • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı

    Tüm malzemeyi iyice karıştırıyoruz. Bazı tariflerde sarımsak ve ekmek içi okudum.. Tabii tercihen eklenebilir ancak ben ekmeği dayanıklı olmayacağını düşünerek, sarımsağı da sabahları rahatça yemek adına eklemedim..Benim Alaçatı'da yediğimde de ekmek ve sarımsak yoktu.

    Güzel bir cuma ve güzel bir haftasonu geçirmeniz ümidiyle,

    Afiyetle,



    Devamını Oku

    7 Temmuz 2008 Pazartesi

    SEZON AÇILIŞI & BALKONUMUZDA KONUKLARIMIZLA KAHVALTI

    0 yorum


    Herkese güneşli günden güzel bir "TÜNAYDIN" ... Peçetelerim "Günaydın" mesajını verse de :)


    Bir haftasonu daha bitti; hatta Temmuz ayının ikinci haftasına girdik bile.Bu kadar zaman olmasına rağmen balkonumuzda yazın ilk konuklarını ağırlamak henüz dün kısmet oldu. Adaş şekerim ve eşi Sinan balkonumuzu ve evimizi şereflendirdiler. Bu önemli konuklar ve sezon açılışına layık olmak adına brunch kıvamında bir kahvaltı hazırlamak istedim. Mönüyü belirlerken dersime de çalıştım tabii...Bizim onları ziyaretimiz esnasında öğrendiğim Sinan'ın patates tutkusunu zaten aklıma kaydetmiştim. Menemeni de sevdiklerini öğrendiğimde listenin ikinci maddesi de tamamdı..



    Hem kayıtlarda tutmak hem de kahvaltıya misafir çağıranlara fikir vermek adına şöyle bir listelersek:





    • Klasik kahvaltılık (peynir, şarküteri,reçel çeşitleri, domates, salatalık vb..)






    • Pişi (nam-ı diğer hamur kızartması) ** Tarif vereceğim
    • Domates soslu biber kızartması

    • Muhammara ** Tarif vereceğim





    • Sosis - patates kızartması
    • Menemen
    • Taze lor & bal

    • Tatlı olarak - Yalancı Tavuk Göğsü (**Tarif vereceğim) & Kaymaklı Dondurma

    Siyaseti, fotoğrafçılığı, blogculuğun eşlere olan etkisi, tarih bilinci, din ve toplum gibi çok yönlü sohbet konuları ile bezenmiş kahvaltı soframızda inanın nasıl vakit geçti hiç anlamadım bile. Hakkını vererek meğer biz cidden işi brunch havasına getirmişiz.

    İyi ki geldiniz !

    Aslında iyi ki bloglarımız var ve iyiki tanıştık !...

    Afiyetle,
    Devamını Oku

    25 Mayıs 2008 Pazar

    DAVET SOFRALARINDAN ÇEŞİTLEMELER

    0 yorum
    HÜNERLİ BAYANIN HALİ BİR BAŞKA OLUYOR

    Adaş şekerim ile ne zamandır gerçekleştirmek istediğimiz bir organizasyonu geçen hafta en sonunda yapabildik. Sevgili Müge ve eşi Sinan bizi özenle hazırlanmış sofraları ve muhteşem bir manzara ile evlerinde ağırladılar. Eminim bu misafircilik oyunumuzdan kendisi bahsettiğinde büyük bir mütevazilik gösterip, konuyu "ne yaptım ki... fazla bir şey yapmadım...her zaman yediğimiz şeyler" ifadeleri ile anlatacak.Ama siz siz olun ona aldırmayın... Çünkü özendiğini kendisi ayrıntılarda belli etti..Nasıl mı ? Anlatayım..

    Bir kere benim dünya yemek seçme şampiyonu canım kocamın en çok sevdiği şeyi Yemekbahane'den takip edip bildiği için Engin'i canevinden vurmayı başardı..

    Sonraaaa ne zaman bir davet menüsünde sofraya kondursa "ben de istiyorum!" diye yorum yazdığım patlıcan salatasını yaptı...Bu kadar nokta vuruşu yapıp Sinan'ı da düşünmeden olur mu ... Olmaz tabii..Ona da patates kızarttı..Yani bizim hünerli bayan o gece bir melek edası ile herkesin midesini mutlu etti...


    Menüde :

  • Köfte & Patates

  • Sosyete Mantısı (Engin'in en sevdiği şey) :)

  • Patlıcan Salatası

  • Zeytinyağlı Fasulye

  • Domates Soslu Biber Kızartması

  • Turşu çeşitleri

  • Tatlı olarak da Fırında Helva


    • Tekrar ellerine sağlık adaş şekerim ....




      ESKİ DOSTLAR YİNE BULUŞTU




      Artık bir rutin durumunda buluşmalarımız. Ve bu gerçekten beni çok sevindiriyor. O kadar çok konuşacak konumuz oluyor ve o kadar çok gülüyoruz ki anlatamam.. Aramızda konuşurken hep söylediğim bir şey var.. Bir sosyal antropoloji tezi yazsaydım bu kızlardan birini seçerdim mutlaka..Sanırım kuvvetle muhtemel de Ayşen'i :)

      Cumartesi sabahı Esen'in evinde aldık soluğu... Soluk aldık ve bu muhteşem sofranın karşısında aldığımız soluktan da olduk... Eğer ben bu işten biraz anlıyorsam (bana bak sennn!!!) Esen konuyu bitirmiş... Üzerinde detaylarla oynuyor ... Yani aşmış efendim aşmış :)





      Neye bakacağımı şaşırdım...Neyin fotoğrafını çekeceğimi bilemedim bile.. Herşey o kadar muntazam , o kadar özenliydi ki... Domatesin bile fotoğrafını çekmişim :) Ama o fotoğrafı çok beğeneceğinizi düşünüyorum ...



      Az laf çok foto esasına dayanarak buyrun dilbilimcilerin en güzel güleni Esen hanımın davet menüsüne geçelim..

    • Yeşil Mercimek Salatası (tarif alındı, denenecek, yazılacak)




    • Cevizli Kabak Salatası (benzer bir tarife buradan ulaşabilirsiniz)



      • Peynirli & Dereotlu Tepsi Böreği


        • Mantarlı & Fıstıklı Pirinç Salatası (Tek kelime ile muhteşemdi! En kısa zamanda deneyeceğim)


          • Mantarlı & Kıymalı Rulo Börek (Esen'in anneciğinin ellerinden)



            • Çikolatalı ve Tarçınlı Muffin çeşitleri




              • Bu tatlının adını ben şöyle demeye karar verdim "Assolist Tatlısı"

                • Çünkü herşey bittikten sonra bir assolist edası ile çıkıverdi saklandığı buzdolabından ...Esen'in annesinin spesiyalini mutlaka öğreneceğim :)







                  Çatlayana kadar yiyip enteresan aktivitelerde bulunduk.. Mesela ... ben bir fotoğraf sergisi açtım adı ... "Kadın ve Dudaklar" sonra "Emre'cimTünaydın " adlı sanat çalışmamız oldu :)

                  Amerikan filmlerindeki çember içinde psikolojik rahatlama seansı.. Konuk konuşmacılardan seminer programları ... Tüm bu geyik mevzuulara patlayana kadar güldük...

                  Yani anlayacağınız çatlayana kadar yiyip patlayana kadar güldüğümüz bir cumartesi geçirdik :)


                  BİR KAHVALTI DAVETİ DAHA




                  Kahvaltı sofrası hazırlamayı çok sevdiğimi artık biliyorsunuz. Bu pazar da gelen konuklarımı yine bir kahvaltı sofrasıyla karşılamayı tercih ettim.



                  Daha önceki kahvaltılardan örnekler:


                • Kahvaltı 1

                • Kahvaltı 2

                  • Kahvaltı hazırlarken en çok hoşuma giden şey peynir, zeytin bile koyuyor olsam da onları süslemek, tabaklarını farklı farklı kullanmak..


























                    Kahvaltı soframız:
                    • Kahvaltılık çeşitleri
                    • Sahanda Sucuk
                    • Haşlanmış Yumurta
                    • Patates Kızartması
                    • Karnıyarık Böreği (Tarifini vereceğim)
                    • Sütlü Beyaz Ekmek(Tarifini vereceğim)



                    Yazısı uzun , fotoğrafı bol bu postu okumaktan umarım sıkılmazsınız :)

                    Afiyetle kalın,

                    Devamını Oku