7 Haziran 2009 Pazar

ZEYYAT ANILARI!




Uzun zamandır yazamıyorum. Bugün tarif ve yemekleri deği konukları yazacağım.
Sürekli insanlarla içiçe olduğumuz bu iş, çoğu zaman keyifli olsa da bazen keçiboynuzu kemirmeye benziyor. Keçiboynuzu bilirsiniz değil mi? Hani bir kuru dal kıvamında olup ara sıra ağzınıza bal tadında bir şey gelir ya işte onun gibi!
Dün, çok zarif bir çift geldi. Çoğu zaman olduğu gibi genç hanım et yemem deyip etli yemeklere burun kıbırıp sebze yemeği sordu. Soğuklardan zeytinyağlı taze fasulye, bezelyeli enginar, radika ve özdemek filizinin dışında, karnıyarık, kabak dolması, çıldır sebze olarak es geçildi. Sonunda işkembe çorbası ve tas kebabında karar kılındı. Eh epey sebze oldu!:)
Geçen sabah da bir beyefendi geldi, mercimek çorbanızı hangis mercimekten yaptığımızı sordu. "Kırmızı" dedim.
"Gösterin "
"Buyrun, işte"
"Ama bu sarı !"
"Beyefendi kırmızı mercimek pişince sarı olur zaten"
"Olur mu hiç, biz evde yapıyoruz kırmızı oluyor"
"Beyefendi ona salça koyuyordur eşiniz zaten o mercimek çorbası değil, nane, bulgur da koyarsınız ezo gelin olur. Ya da salçalı yağ kızdırıp döküyordur"
"Yok yok değil."
"Beyefendi buyrun mutfağa gelin birlikte pişirelim ne renk olduğunu görün"
"yok ben biliyorum, bak eşimi de getireceğim, size anlatsın"
"peki!!!!!!!???"
Çok şaşırmayın, benzer mercimek diyalogları kadınlarla da yaşanıyor:)

0 yorum on "ZEYYAT ANILARI!"

Yorum Gönder